Haftanın Pasajı: Bir Sonraki Dolunay- Nurdan Beşergil

Nesrin teyzesini arayıp evindeki odalardan birini kiralamak istediklerini söyledi. Eşya koyacağız, falan diye bir hikaye uydurduysa da teyzesi işin peşini bırakmadı. O kadar çok soru sordu ve yeğeninin bu beklenmedik talebine bir anlam verebilmek için o kadar uğraştı ki, sonunda Nesrin, teyze, senden bir şey rica ediyorum, didikleyip durmadan kabul etmene yetecek kadar hatırım yoksa söyle, bileyim, diyerek rest çekmeden başka çıkar yol bulamadı.

Teyze bu çıkış karşısında geri çekildi ve Nesrin’in gönlünü almaya çalıştı. Nesrin ise kendini zayıf, umutsuz ve çaresiz bulduğu bir boşluğa düşmüştü. Teyzesinin hemen yedek anahtar yaptıracağını söylemesinden sonra telefonu kapadılar. Ne yazık ki böyle boşluklar vardı. İstekler ve düşünce, gerçek denen kayalara çarptıkça hayatta boşluklar oluşuyordu. Bu boşluklara düşmemek olanaksızdı ve insan kendini orada faydasız, amaçsız, güçsüz, değersiz ve küçük hissediyordu.

Vedat karısına sarılıp onu o boşluktan çekip çıkarmaya çalıştı. Oyuna girmişlerdi ve oyun da kuralına göre oynanırdı. Kural yoksa kaos vardı ve hayatın kaosa tahammülü yoktu. Hayat kendi koyduğu kurallara uyulmasını ve kendi hassas dengesinin korunmasını talep ederdi. Onlar da öyle yapacaklardı.

 

Bir Sonraki Dolunay- Nurdan Beşergil

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.