Haftanın Pasajı: Doppler – Erlend Loe

… Bu aşamada Bongo bir işe yaramıyor, ben kesip binerken etrafımda huzursuz bir halde dolanıp duruyor. Üzerine düşeni zaten yapmış olduğunu anlatmaya çalışıyorum ona. “Bu ağacı sensiz kamp yerine taşıyamazdım. Bu oyundaki en önemli taşlardan biri sensin, geyik olman ve alet kullanamaman senin suçun değil. Tren milyonlarca yıl önce kaçmış” diyorum: Ortak atalarımız birbirlerinden kopup kendi yollarına gitmiş. Benim atalarım aletlerin ve ince işlerin büyüleyici dünyasına daldı, seninkilerse başka seçimler yaptı. Meselenin aslı bu.

İnsan sonradan, keşke daha iyi düşünmüş olsalardı, diyebilir ama bilemiyorsun işte. Yine de siz geyiklerin durumu koşullara göre iyi sayılır. Birazcık keyifsiz bir başlangıç yapmış olmanıza rağmen yine de iyisiniz diye düşünüyorum. “Ama Bongo’nun bunları dinleyecek hali yok. Bütün gün ağaç oymanın çok sıkıcı olduğunu düşünüyor ve ilgi istiyor. Tehlikeli bir şekilde totem direğinin üstüne zıplıyor, sonra oradan aşağıya atlıyor. Ağaçlara toslayıp onları kırmaya çalışıyor.”

Kendine gel Bongo. İşi sıkıcı bulmanı anlıyorum ama babamı onurlandıracağım, bunu kabul etmek zorundasın. Sen de annenle babanı onurlandırabilirsin, engel olacak değilim. Eğilimin olduğunu şuan fark ettiğim bu aşırı sporlara karşı seni uyarıyorum: Bu iş, ya gözyaşıyla ya da daha fena bir şeyle bitecek. Sadece pervasızca davrandıkları için uçurumlardan düşen ya da bataklıklara saplanan kaç geyik var, biliyor musun? Bu senin tek şansın. Siz geyiklerin neye inandığını bilemem….

Doppler – Erlend Loe

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.