Haftanın Pasajı/ Haksızlığa, Zulme, Ölüme Karşı Yüzde Kaçı Savaşıyor İnsanların?

Ziya’dan kalma şiir kitabını yine baştan aşağı okudu Ahmet. Kim bilir kaçıncı okuyuşu bu. Yere su döktü. Çamurla heykel yapmaya çalıştı. İlk önce Anuşka’nın başını, olmadı. Bir kedi. Olmadı.

Sonra şiir yazmaya kalkıştı. Ne yazacağını bilmiyordu, nasıl yazıldığını da. Aruz veznine oldum olası akıl erdiremedi. Hem aruzla yazılır mı artık? Heceyle yazmaya uğraştı, yedi yediyle. “Hangi limana gider bu yüz direkli gemi”nin vezniyle. “Ayrılık bir dal, gülüm, sen en acı yemişi.” Yemişe bir yığın kafiye var. Ama hiçbiri, ikinci satırın ortaya çıkmasına yardım etmedi. “Ben şair olsam sevda şiirleri yazmam,” dedimdi Anuşka’ya. Şiir yazmak da nerden aklıma geldi? “Şu kahpe dünyanın işi…”

Dünya niye kahpe olsun? Dünya güzel. Dünya güzel ne demek? Dünyanın nesi güzel? İnsanların yüzde kaçı için dünya güzel? İnsanların kocaman çoğunluğu “Dünya güzel mi, değil mi?” diye düşünmüyor bile, bu dünyada haksızlık yokmuş, açlık yokmuş, zulüm yokmuş, ölüm yokmuş gibi, haksızlığın, açlığın, zulmün, ölümün içinde yaşıyor.

Haksızlığa, zulme, ölüme karşı yüzde kaçı savaşıyor insanların? Biz savaşıyoruz işte. İhtilaller yapan, barikatlar kuran yığınlar savaşıyor.

Ben savaşmıyor muyum? Kudurup İsmail’in kurşunuyla gebermeyi bekleyerek mi? Hay Allah kahretsin!

Nazım Hikmet Ran, Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim, s.62.

1 Yorum

  1. eyüp ensar tabak-i

    23 Ekim 2019 en 15:31

    çok güzel olmuş

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.