fbpx

Haftanın Pasajı: jean Genet / Yürek Söken Hikayeler

Sonra, bu gürlemelerin sanki yavaş yavaş yok oluyorlarmış gibi gittikçe bulanıklaştıklarını duyarak ve düşünde gördüğü o karanlığın, sanki açılmadan önce katlanarak, yukarı çekilen bir perdeymiş gibi bir girdabın içine çekildiğini görerek kafasını karıştıranın ne olduğunu anlayıverdi.

Herhangi bir işarete gerek kalmadan anlayıvermişti. Birden, gürültüler kendileri kadar korkunç bir sessizliğe dönüşüp yok olurlarken, savaşta öldüğünü ve dünyanın sonunun geldiğini anlamıştı.

Sakindi, bir loşluk içinde yürüyordu, hem önünde hem de iki yanında olan gri ve siyah karışımı bir boşluktu bu, öyle ki hiçbir biçim, şekil yoktu, hiçbir şey göremiyordu, ama yürüyor, yürüyordu, sonra birden nereye gittiğini anladı. Sonsuzluğun koridorlarında yürüyordu. Ama ya cehennem neredeydi ve öldüğüne, çok uzun zaman önce öldüğüne göre nasıl oluyordu da Tanrı’yı görmemişti, sorgulanmamıştı ve Cennet, Cehennem ya da Araf’a gitmemişti? Nereye gitmişti?

Ona bir şeyler olduğunu hatırlıyordu, ama olan neydi? Neydi? Anımsadığı şeyler kafasının arkalarında kaynaşıp duran hareketler gibiydi – anıları sıkışıp itişerek kafasının içindeki oluklardan kaynaşarak akıyorlarmış gibiydi?
Çığlıktan başka her şey bitti, diye düşündü kendi kendine. Ve aynı zamanda karanlık da yok olmuştu, geniş bir düzlükte yürüyordu.

Jean GENET / Çocukluk Hayalleri Gerçekleştiğinde / Yürek Söken Hikayeler

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.