Haftanın Pasajı/ Rilke : Altıncı Ağıt

Kahramanlardır belki de bunlar ve erken çağrılanlar başka bir evrene,
ölümün bahçıvanlığında bir başkadır damarlarının eğilmesi dallar gibi.

Atarlar kendilerini bu kahramanlar: Kendi gülümsemelerinin de önündedirler, tıpkı Karnak’taki o kabartma atların
muzaffer kralın önünden koşmaları gibi.
Şaşılası bir yakınlık vardır kahramanla genç ölüler arasında.
Süreklilik değildir Kahraman’ın çabaladığı. Gidişi varoluştur;
hep alıp götürür kendini ve hep bir başka tehlikenin burcudur girdiği

Azdır orada onu bulabilenlerin sayısı. Ama bize karşı karanlık bir suskunluğa gömülen, ansızın coşkuya kapılan yazgı

bir şarkı gibi götürür onu kendi çılgın dünyasının fırtınalarına.

Yoktur onun kadar duyduğum. Bir anda esinti gibi siner benliğime karartılmış sesleri.

Ah, ne kadar isterdim gizlenebilmeyi, beni gelip bulmasın diye özlemler:

küçük bir çocuk olmak isterdim, gelecekteki kollarıma dayanmış,

Nasıl Samson’un annesinin önce hiç doğurmamışken,
sonra her şeyi getirdiğini dünyaya, okumak isterdim.
Söyle bana, ey ana, o daha senin içindeyken kahraman değil miydi?

Daha orada başlamamış mıydı bir hükümdar gibi seçmeye?

Altıncı Ağıt – Rainer Maria Rilke

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.