Haftanın Pasajı / Thomas More: Ütopya

‘Sevgili Raphael’, dedim, ‘hakikaten beni çok keyiflendirdin, ağzından çıkan her laf baştan sona bilgece ve nükteli. Ayrıca sen konuşurken, bir ara kendimi memleketimdeymişim gibi hissettim; yalnız bu da değil, malîkanesine henüz bir çocukken gelip orada yetiştiğim Kardinal’i anımsamak beni tamamen çocukluğumun o güzel yıllarına geri götürdü.

Bu zatın anısına bu kadar büyük hürmet göstermiş olman beni nasıl duygulandırdı sana anlatamam sevgili Raphael, zaten bir şekilde gönlümü fethetmiştin, şimdi sana duyduğum sevgi daha da yüceldi. Ama hala eski düşüncemden hiçbir şekilde vazgeçmiş değilim. Hatta açıkça anladım ki, kafana koymuş olsaydın, şu düşüncelerinle topluma büyük faydan dokunabilirdi. İyi bir insanın asıl görevi, dolayısıyla senin görevin, topluma hizmet olmalıdır, başka bir şey değil. Dostum Platon da ‘devletlerin mutlu olması için her şeyden önce felsefecilerin kral, kralların da felsefeci olması gerektiğini söyler.’ Demek ki filozoflar düşüncelerini krallarla paylaşmaya tenezzül etmedikçe mutluluktan ne kadar uzak olacağız, değil mi?

‘Yok,’dedi, ‘filozoflar böyle bir şeyi memnuniyetle yapmayacak kadar nezaketsiz değiller. Zaten birçoğu yayımlandıkları kitaplarıyla bu hizmeti gerçekleştirdiler, keşke krallar onlardan öğüt almaya niyetli olmuş olsa…

Ütopya – Thomas More

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.