İKONİK BELLEĞİMİZE GÖRÜNTÜLER KAZIYAN FOTOĞRAFÇI: THOMAS HOEPKER

“Benim tüm istediğim gerçeklikten bir dilim”

Thomas Hoepker her ne kadar Magnum Photos’un fotoğrafçısı olarak tanınsa da tanınırlığını 20.yüzyılı en iyi anlatan, ikon haline gelmiş fotoğrafların sahibi olmasına borçludur.

 

Hoepker 1936’da Münih’te doğdu. Sanat tarihi ve arkeoloji eğitimin ardından profesyonel olarak fotoğrafçılıkla ilgilendi ve ve 1964’te basın fotoğrafçısı olarak Stern dergisinin kadrosuna katıldı. Ardından birçok dergi bünyesine katılarak GEO dergisinin fotoğraf direktörlüğü yürüttü. Doğu Berlin’e ilk giren, 11 Eylül saldırılarındaki karesiyle Leica Hall of Fame ödülünü kazanan, Muhammed Ali’yi, Andy Warhol’u ve birçok önemli ismi kadrajına alan Hoepker’a göre fotoğrafçılık biraz şans işi. Özellikle 11 Eylül saldırıları esnasında yakaladığı fotoğrafın hikeyesini şu şekilde anlatmıştır: “10 Eylül 2001 günü New York’ta 12 fotoğrafçıyla bir Magnum toplantısına katılmıştım. Ertesi gün iki uçak Dünya Ticaret Merkezi’ne çakıldı. Arabama binip Queens ve Brooklyn’de dolaştım ama sıfır noktasına yaklaşamadım. O güne ait tüm fotoğraflarım karşı yakadandır.”

 

Hoepker ilerleyen zamanlarda ikiz kulelerin yakınlarında olup kadraja alınmış fotoğrafları gördükçe büyülenerek kendi çektiği bu kareyi beğenmedi ve kimseyle paylaşmadı. Hoepker’in ikiz kuleler fotoğrafı ise birkaç sene sonra Münih’te bir müze küratörü tarafından Hoepker’in arşivi incelenirken bulundu ve ardından tüm dünya basınında ses getirdi. Hatta fotoğrafta yer alan kadınlardan biri Hoepker’a ulaşarak izinsiz çekimin etik olmadığına dair hak arayışındı bulundu ve bu fotoğrafı tartışmalı hale getirdi. Hoepker’ın bu konudaki düşüncesi ise şöyle: “Eğer o karedeki insanlardan izin isteseydim o fotoğraf hiç çekilemeyebilirdi.” Hoepker bu vahşet içerisinde insanoğlunun yarattığı zulmün yanında hafifliği bir araya getirdi ve çağdaşlarından bu şekilde ayrıldı ki bu da tam olarak onun tarzını yansıtıyordu. Ona göre fotoğraf zor ve olağanüstü durumları, kriz anlarını yansıttığı sürece var olabilirdi.

Hoepker’ın bir diğer kült haline gelmiş çalışması Muhammed Ali’yle olan serisidir ve Muhammed Ali’nin meşhur yumruk fotoğrafı hakkında şunları söylemiştir: “Aslında o fotoğraf karışık bir yığının içinden çıktı. Bakın evde birçok fotoğraf çektim, kimisi karanlık. Bu yumruk fotoğrafı da birden geldi ve selam deyip refleks olarak yumruk atıyormuş gibi yaptı. Sihir falan değildi, iki dakikada ortaya çıktı. Arkada fon bile yok ama çok etkili. Çok ilginç biriydi…”

 

 

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.