İnsanın Kinetik Hâli: Server Demirtaş

Sanata ve sanatçıya verilen değerin azaldığını söyleyenler kadar, bu değerin arttığını ve artmaya devam edeceğinden bahsedenler de var. Bu kime ve neye göre olacağı net olmayan bir durum olsa da ülkesinden çıkmış bir sanatçıyla gurur duymayacak bir vatandaş düşünemiyorum. Modern sanatla birlikte sanata bakış açımız biraz daha popülerleşti. Kafamızı kaldırdığımızda mutlaka bir sergi ya da etkinliğe denk geliyoruz. Kişisel gelişimimiz ve modern sanatın bizlerle daha da iç içe olması açısından bu çok güzel bir durum. Bunu bize sunan bir sürü etkinlik mevcut. Bunlardan biri de “ Contemporary İstanbul ”. Bu sene gittiğimde yaratıcı birçok eserle karşılaştım. Fakat beni en çok etkileyen eserlerden biri Server Demirtaş’a aitti. Daha sonra detaylı araştırmak için adını not aldım ve bu yazımın ilk adımları orada atılmış oldu.

1957 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Server Demirtaş, 1977 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim bölümüne girdi. 1984 yılında mezun olduktan sonra Türk soyut sanatının önde gelen isimlerinden Prof. Adnan Çoker ile çalışmalarda bulundu. Amacının kendisini ifade edebilecek bir hikayeyi yakalamaya çalışmak olduğunu dile getiren sanatçı, makinelere can verirken aslında kendisine can katıyormuş gibi hissettiğini dile getiriyor. İçe dönük olup sadece izleyici olmanın dezavantajları olsa da bunun kendisinde başka bir izleme benliği oluşturduğunu, ama içindeki çocuğu hiçbir zaman kaybetmediğini  vurguluyor. Küçük yaşta Leonardo Da Vinci belgeselini izleyip resmin ve teknoloji ile olan ilgisinin ne kadar heyecan verici bir şey olduğunu hisseden sanatçı, yolunu buradan çizmeye o an karar verdiğini söylüyor.

Resim bölümünü bitirdikten sonra sadece resim yapmaktan ziyade boyutlu işler yapmak istediğini belirten sanatçı, babasından öğrendiği teknikler ile makineleri sanatla harmanlamaya başladı. Yaptığı kinetik heykeller ile adından sıkça söz ettiren sanatçının dikkat çeken önemli bir sözü de mevcut.

“ Hiç kimse insani hikayelere gerekli ilgiyi göstermiyor. Aslında varlıklı ve olanaklı olan kişilerin güçleri dünyanın daha az acı çekmesine yeterli.”

İnsani hikayelere anlam katıp bunu heykele dönüştüren Demirtaş, içe dönüklük ve insanın ruhsal halini de bizlere başarılı bir şekilde aktarıyor. Günlük yaşamda karşılaştığımız ama çok da önemsenmeyen konuları ele alan ve farkındalık sağlayan sanatçı, yazılım olmadan sadece disklerin dönmesi ile kinetik heykellerine canlılık katıyor.

Emek ve isteğin olmasıyla ilham verici eserlerin nasıl ortaya çıkacağını bize gösteren Server Demirtaş, yaptığı işler ile adından daha da söz ettirecek gibi görünüyor.

Sanatçının diğer eserleri için: Server Demirtaş

Kaynak:1

 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.