KADINLIĞIN GÜNEŞİ DİVÂNI ELDE BULUNAN İLK KADIN ŞAİR: MİHRÎ

Birinci asırda divan şiiri, başta padişah ve şehzadeler olmak üzere diğer birçok devlet adamının teşvikiyle, onların himayesinde ya da bizzat katılımlarıyla büyük bir gelişme göstererek yükselme ve klasikleşme dönemine girmiştir. Bu dönem şairlerinden olan Mihrî, Amasya’da, Şehzade II. Bayezid’in edebî muhitinde yetişen bir kadındır.

Mihrî Hatun 1460 senesinde Amasya’da doğmuştur. Asıl adı Evliya Çelebi’ye göre Mihrümah, kimilerine göre ise Fahrünnisa ya da ‘Kadınlığın Güneşi’ anlamına gelen Mihrinnisa, Aşık Çelebi’ye göre ise Mihrî’dir.

Mihrî Hatun bilgisi, güzelliği, sanatı ile çok sevilen ve saygı duyulan bir kadındır. Yazdığı aşk şiirlerindeki sade ve samimi diliyle, kadın şairler arasında dikkat çeken bir şairdir ve kadın olduğu için hafife alındığı olmuştur fakat çağdaşlarından sözünü esirgememiş ve atışmalara girmiştir. Diğer divan şairi kadınlardan aşkı çekinmeden kullanmasıyla ayrılır. Mihrî Hatun’un şiirlerinin dili dönemindekilere göre yalın fakat derinliklidir. Divan edebiyatında pek görülmediği halde sade bir dille güncel konular üzerine yazmıştır.

Çünkü nakıs akl olur dirler nisa / Her sözin mağrur tutmaktur reva / Lik Mihri dainün zannı budur / Bu sözi dir ol ki kamil usludur / Bir müennes yiğ durur kim ehl ola / Bin müzekkerden ki ol na-ehl ola / Bir müennes yiğ ki zihni pak ola / Bin müezzekkerden bi-idrak ola

(Kadınlar eksik akıllı olur derler. Bundan dolayı onların her sözünü boş saymak yerinde olur derler. Mihri duacınızın zannı budur ki, olgun ve akıllı kişiler şu sözü söylerler: Becerikli bir kadın beceriksiz bir erkekten iyidir. Zihni açık bir kadın, anlayışsız bin erkekten iyidir.)

Mihrî Hatun’un gençliğinde çok güzel, hoş sohbet, biraz şuh, fakat o derece de namuslu, iffetli ve iradesine hâkim biri olduğuna, ondan bahseden önemli eserlerde işaret olunmuştur.

Zamanında erkeklerle beraber şiir ve musiki meclislerine katılmıştır. Muhtelif meclislerde erkeklerle beraber bulunması devrinde pek de olumlu karşılanmamış, adı duygusal bağlamda aynı muhitte bulunan Mü’eyyed-zâde Abdurrahman Çelebi, Sinan Paşa’nın oğlu İskender Çelebi ve Güvahî ile anılmıştır. Yüz ve ahlak güzelliğini aynı ölçüde birleştiren Mihrî Hatun, birçok talibi çıkmasına rağmen belki de bu söylentiler sebebiyle hiç evlenmemiştir.

Sanat bakımından Şeyhî, Ahmed Paşa ve Necâtî gibi asrın üstatlarının gölgesinde kalmasına rağmen, güzelliği ve iffeti kadar edebî değere sahip divanı ile de tanınır.

Divanı incelendiğinde her divan şairi gibi Mihrî’nin de sanat endişesi taşıyan bir şair olduğu görülür. Divanında, pek çok şiir çeşidine örnek verilebilecek güzellikte şiirleri mevcuttur.

Şiir çeşitleri içerisinde de en çok redd-i matla’ gazel yazması dikkat çekmektedir. İlk klasik dönem şairlerinden olan Mihrî’nin redd-i matla’ gazelleri, bu gazel çeşidinin onun yetiştiği muhitte oldukça rağbet gördüğünü göstermektedir. Diğer taraftan Mihrî, yazdığı 11 adet redd-i matla’ gazel ile bu gazel çeşidini ilk klasik dönemde en çok kullanan divan şairlerinden biridir. Bu hususların göz önüne alınması klasik Türk şiirinde redd-i matla’ gazelin gelişim ve kullanım sürecini isabetli tespitte yararlı olacaktır: Klasik Türk şiirinde daha çok gazel nazım şeklinde görülen redd-i matla’, şiirin şekli yapısıyla olduğu kadar muhtevasıyla da ilgili bir uygulamadır. Şairler, gazellerinin matla’ beytinin ahenk veya mana bakımından güzel buldukları bir mısrasını makta’ beytinde tekrar ederler. Yapılan bu tekrar, mısra boyutunda bir çeşit önceleme olup söz konusu mısrayı şiirde ahenk ve mana açısından ön plana çıkartır.

Mihrî’nin Redd-i Matla’ Gazelleri

Ol saçı sünbül yüzi bedr aya sıhhat yaraşur / Ol ruh ı lâle lebi hamrâya sıhhat yaraşur

(O saçı sümbül, yüzü dolunay, yanağı lale, dudağı kırmızıya sıhhat yakışır.)

 

Ol güzeller içre bî-hemtâ vü ra˘nâ lâ-nazîr / Nâzenînler serveri garrâya sıhhat yaraşur

(O, güzeller içinde eşi ve benzeri olmayan, nazeninler içinde en güzel olan sevgiliye sıhhat yakışır.)

 

Ol şeh-i hûbân-ı ˘âlem hüsn içinde bî-bedel / Ol gözi şehlâ kadi bâlâya sıhhat yaraşur

(Güzellikte bedeli olmayan o cihan güzellerinin şahına, o uzun boylu şehla bakışlı güzele sıhhat yakışır.)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Devamını oku:
Bir Fotoğrafın İki Yüzünü Görebilmek

"Dünya, ancak onu dönüştürme umudu var olduğu ama bu umudu gerçekleştirme olanağı bulunmadığı zaman katlanılmaz bir hale gelir." John Berger...

Kapat