Leonardo Da Vinci’nin İlk Eseri: Archangel Gabriel

Hayat, öyle beklenmedik zamanlarda karşımıza öyle hikayeler çıkarır ki, sanki her şeyin doğru bir zamanının olduğunu hatırlatır bizlere. Ümitsiz olduğumuz başarılar, yıllardır görmediğimiz insanlar, gizli kalmış bilgiler… Bu beklenmedik başarılara iki kat heyecanlanır, bu gizli kalmış bilgiler ışığında iki kat aydınlanırız.

Ernesto Solari ve partneri Ivana Bonfantino’nun bir tesadüf sonucu rastladığı gizli kalmış bir bilgi, şüphesiz ki tüm sanat severlerin gözlerini iki kat daha ışımasına neden olacaktı.

Tarihler 1499 yılını gösterdiğinde Amolfi düşesi Aragon’lu Giovanna, İtalya’nın Ravella kentindeki aristokrat Fenice ailesine bir hediye verir. O zamanlar genç bir çocuğun elinden çıkmış, kayda değer bir hediye gibi gözükmeyen bu eser için yüzyıllar sonra bile milyonlarca insanı heyecanlandıracak desek, ne düşünürlerdi acaba?

1499 yılından beri Fenice ailesinin elinde olan bu paha biçilemez hediye, orijinalliğinden emin olunmaması sebebiyle, yüzyıllardır aile yadigarı eski eşyaların arasında sessizce kendini göstereceği doğru vakti bekliyordu, ta ki o heyecanlı an gelene kadar! Evin hizmetlileri evi temizlerken eski eşyalarından arasında daha parlak bir cismin olduğunu fark ettiler. Ev halkı Solari’ye haber verdi ve böylece saklı kalmış bu eserin, yeni bir dünyanın kapısını aralamasına vesile oldular.

Şimdi biraz geriye dönelim. Bir önceki yazıda Leonardo Da Vinci’nin yıllar geçse dahi tüm insanlığı şaşırtacağından emin olduğumu söylemiştim sizlere.  Hatırlarsanız, Da Vinci’nin uzun yıllar bilinen ilk eseri olduğu düşünülen, 1472 yılında resmettiği Arno Vadisi Manzarası, zekasını yeni yeni yeteneğiyle buluşturan genç Leonardo’nun dünyasına ışık tutuyordu, hepimizi heyecanlandırmıştı.
Ancak Arno Vadisi Manzarası’nın keşfinden uzun yıllar sonra, yukarıda bahsettiğim üzere tesadüfen ortaya çıkan, yüzyıllardır kendi vaktini bekleyen ve gizeminin çözülmesi tam 3 yılı alan bu “daha parlak cisim”, Leonardo Da Vinci’nin bilinen ilk eserinden başkası değildi!  Archangel Gabriel!

Eserin, resmi adının bu olduğu henüz kesinleşmese de Profesör Ernesto Solari ve el yazısı uzmanı Ivana Bonfantino’nun uzun uğraşları sonucu resimdeki kodları birleştirmeleriyle resim içindeki mesaja ulaştılar. Şöyle yazmıştı Da Vinci resminin içerisine:

“Ben, 1452’de doğan Leonardo Da Vinci, 1471’de kendimi Archangel Gabriel olarak temsil ettim.”

Hayatının ileriki dönemlerine baktığımızda dini inancının zayıf olduğunu gördüğümüz Da Vinci’yi 19 yaşında kendini dört büyük melekten birinin suretinde resmetmesi kendine duyduğu özgüven mi yoksa Tanrı’nın işleriyle dalga geçme şekli miydi şimdilik bilmiyoruz, ancak belki birkaç yüzyıl sonra bu hikayenin de şifresi çözülür ve insanlık bir kere daha şaşırır, kim bilir?

 

Yazan: Öyküm Kütük

2 Yorumlar

  1. Avatar

    Mehmet Duman

    12 Ekim 2020 en 11:37

    Yazısını merak ve heyecanla beklediğim yazar..
    Muhteşem bi yazı daha

  2. Avatar

    Burak

    15 Ekim 2020 en 21:16

    okurken keyif aldığım ve sanata dair kendime kültür kattığım,müthiş bir yazı olmuş,yazarı çok tebrik ediyorum

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.