Modern Bireyin Ölümsüzlük Arayışı: ÖLÜMSÜZLÜK ODASI

Türkiye’nin en önemli çağdaş sanat fuarlarından biri olan Contemporary  Art İstanbul geçtiğimiz Eylül ayında gerçekleşti. Fuarda Marlborough Gallery sanatıçısı Ahmet Güneştekin bu yıl ”Ölümsüzlük Odası” adlı eseriyle yer aldı. 20-23 Eylül tarihleri boyunca Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayının açık alanında bir çok sanatseverle buluşan ”Ölümsüzlük Odası”nın sergisi, eser için yazılmış olan kitabın imza töreni ile sonlandı.

Ahmet Güneştekin eserlerinde, doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği Batman ilinde karşılaştığı kültürleri ve yaşamsal farklılıkları bütün olarak ele alıyor. Çağdaş sanata yaptığı katkıları, çocukluğundaki hatıraları ve hayallerini görselliğe dökmesinin sonucu olarak açıklıyor. Aynı zamanda mitolojik olayları eserlerinde yeniden yorumlayarak, modern hayatın getirdiği sorunları açıklamayı hedeflemektedir. Başta Newyork olmak üzere İspanya, Macaristan, Amsterdam ve İtalya gibi bir çok ülkede düzenlenen sergilerde eserleri yer almıştır.



Ölümsüzlük Odası görkemli yapısı ve kullanılan malzemenin dayanıklılığından ötürü fuar boyunca dış mekanda sergilendi. Ziyaretçileri tarafından çok ilgi gören eserde; şiirsel, mitolojik ve tarihsel anlatılarla şimdi ki zamanı yani modern yaşamı anlatmak hedeflenmiştir. Güneştekin, ülkemizin sahip olduğu en önemli arkeolojik yapı olan Göbekli Tepede bulunan geçmiş yaşamdaki izlerin tarihsel boyutunun yanında dinsel,mitolojik ve kültürel boyutuna da değinmiştir. Ölümsüzlük Odasında yer alan figürlerin arasında kurduğu ilişkiyi Gılgamış Destanındaki Nuh’un tufan öyküsünü düşünerek tasarlamıştır. Öyküde, Tanrılar insanlığı yok etmek için tufan çıkarıyor ve tufandan tek kurtulan olan Utnapiştim ölümsüzlüğü kazanıyor. Gılgamış Destanı’da ölümsüzlük arzusu olan Gılgamış’ın ölümsüzlüğü elde eden Utnapiştim ile karşılaşmasını anlatmaktadır.

Geniş açıdan bakıldığında eser çatısı ve kapısı olmayan bir oda olarak kurgulanmıştır. Odanın dışı metal levhalar üzerinde renkli kuru kafalar ile iç kısımları ise boynuzlarla döşenmiştir. Odanın tam ortasında yer alan büyük, üzeri kafatasları ile döşenmiş kafatası Nuh’u temsil ediyor yani Destanda yer alan Utnapiştim’i. Güneştekin ”Gılgamış Destanı”nı şu sözlerle anlatmaktadır;

” …Uzun bir yolculuğa çıkan, her şeyi yapan, her şeyi öğrenen ve sonra birden duran bir adamın hikayesi, kahramanlıklar yapan büyük bir kralın hikayesi değil.”

Güneştekin’e göre Gılgamış Destanı insanın evrensel yaşam hikayesidir ve Gılgamış destanını modern bireyin yaşamı ile özdeşleştirirek bizlere eserini sunmuştur. Gılgamış’ın ölümsüzlük arayışı bireylerin yaşamlarında çıktıkları arayış yolcukluklarında  vardıkları veya varamadıkları yeri işaret ediyor. Arayışların hepsinin vardığı kaçınılmaz nokta ise ölümdür.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.