Türk Edebiyatının İlk Tiyatro Eseri: Şair Evlenmesi

Şair Evlenmesi Konusu

Şair Evlenmesi konusu ve yapısıyla Türk Edebiyatı’nın en önemli eserlerinden biri olarak biliniyor. Bizde sizler için hazırlamış olduğumuz bu içerikle beraber, batılı anlamdaki ilk tiyatro eserimiz olan Şair Evlenmesi’ne yakından göz atıyoruz.

Şair Evlenmesi Nedir?

1839 yılında ilan edilen Tazminat Fermanı ile Osmanlı Devleti batıya açıldı. Tazminat Fermanı sonrasında gerçekleştirilen birçok reformla, her alanda bir yenileşme çabası içerisine girildi. Bu dönemde özellikle batılılaşmaya bir hayli gayret gösterildiğini gözlemlemekteyiz.

Bu dönemde batılı kültürün yayılmasındaki en büyük etken, batıya gönderilen öğrenciler olarak gösterilmektedir. Batıya eğitim amacıyla gönderilen öğrenciler yurda geri döndüklerinde batılı kültürü de beraberinde getirmişlerdir. Hal böyle olunca Osmanlı’da da batılı kültürü hızla yayılmaya başladı.

Şair evlenmesi konusu ve karakterleri

Batılı kültüre olan etkileşimin en fazla olduğu bu dönemlerde Türk Tiyatro edebiyatının da temeli atıldı. Paris’te öğrenim gördükten sonra, memlekete dönen Agah Efendi ile birlikte ‘’Tercüman’ı Ahval’’ adlı ilk özel gazeteyi piyasaya sunan İbrahim Şinasi’nin, gazete de yayınladığı ‘’Şair Evlenmesi’’ de bu dönemlerde batılı kültürün etkisi altında yazılmış ilk eserimiz olarak karşımıza çıkmaktadır.

O dönemlerde batılı üslupla yazılmış olan ilk eserlerden biri olan Şair Evlenmesi, içinde geleneksel Türk Tiyatrosu ögelerine de ev sahipliği yapmaktadır. Aslında İbrahim Şinasi’nin bu eserini, o dönemlerde eski ile yeni, doğu ile batı arasındaki bir köprü olarak da nitelendirebiliriz.

Fransız edebiyatı ile geleneksel Türk edebiyatının bir sentezi olarak ortaya çıkan bu eser hakkında Ahmet Hamdi Tanpınar şu ifadelere yer vermiştir;

‘’Şair Evlenmesi’nin ehemmiyeti, sade ilk tecrübe oluşunda kalmak. Bu küçük piyeste bugün bile alınacak dersler vardır.’’

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ifade ettiği gibi Şair Evlenmesi’nde günümüzde bile almamız gereken bazı derslerin olduğunu görmekteyiz. Tabi, bunu anlamak için ilk önce eserin konusuna göz atmamız gerekmektedir.

Şair evlenmesi konusu ve karakterleri

Şair Evlenmesi Konusu

Batılı anlamdaki ilk özgün tiyatro eserimiz olan Şair Evlenmesi’nin konusu, bir töre komedisidir. Bu eserde birbirini sevip, evlenmek isteyen Müştak Bey ile Kumru Hanımın başına gelen olaylar ele alınmaktadır. Bu eserin aslında topluma bir eleştiri olarak kaleme alındığını da söyleyebiliriz.

Çünkü eserde rüşvet ve görücü usulü evlilik konuları eleştirilmektedir. İşte tam bu noktada Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Şair Evlenmesi ile ilgili söylediği sözlerin ne anlama geldiğini daha rahat bir şekilde kavramaktayız. Buradaki verilmek isteten ana mesaj, toplumun görücü usulü ile evlilik ve rüşvet konularından ders alması gerektiğidir.

Fransız edebiyatı ile geleneksel tiyatromuzu çok iyi bir şekilde sentezleyen İbrahim Şinasi, bu güzel eserini aynı zamanda canlı ve iyi bir tiyatro diliyle de taçlandırmayı başarmıştır.

Şair Evlenmesi Konusu

Fakat, bu eser her ne kadar gazetede yayınlanmış olsa da ne yazık ki oynanmamıştır. Bunun yerine tiyatroda oynanan ilk tiyatro eserimiz, Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre’si olmuştur.

Görücü usulüyle evliliğin sakıncalarını konu olan eserde, batılı tutumuyla pek sevilmeyen Müştak Bey sevdiği Kumru Hanım’la kılavuz kişiler aracılığıyla evlenmiştir. Fakat, Müştak Bey nikah sonrasında kendisiyle evlendirilen kişinin Kumru Hanımın çirkin ve yaşlı ablası Sakine Hanım olduğunu görünce önce bayılır sonra da duruma itiraz eder. Mahallenin de olaya karışmasıyla beraber başına gelen bu talihsiz olayı kabul etmek zorunda kalan Müştak Beyin yardımına ise Hikmet Bey yetişir. Bu vahim olay ise Hikmet Beyin mahallenin imamına rüşvet vermesiyle çözülür ve yapılan hile sonuçsuz kalır. Daha sonrasında ise muradına eren Müştak Bey, Kumru Hanıma kavuşur. Ancak, bu konuda Müştak Beye birtakım uyarılarda bulunan Hikmet Bey, görüşmeden evlenmenin kötü olacağını söyler.

Eserden çıkartılabilecek ana fikrin ise, belirtiğimiz gibi görücü usulü ile evlenmenin ne kadar yanlış ve tehlikeli olduğunu söyleyebiliriz.

Şair Evlenmesi Karakterleri

Müştak Bey: Müştak Bey batılı davranışlarından dolayı mahallenin hoşuna gitmeyen, fakir fakat oldukça akıllı birisidir.

Kumru Hanım: Müştak Bey’in sevgilisi ve Sakine Hanımın kız kardeşidir. Kumru Hanım genç, güzel bir hanımefendidir.

Zida Dudu: Görücü usulüyle evliliğe aracılık yapan kişidir. Müştak Beyin başına bu derdi açan kişilerden biridir.

Habbe Kadın: Şair Müştak Beyin yengesidir. Çok aceleci ve panik haliyle ön plana çıkan bir karakterdir.

Sakine Hanım: Kumru Hanım’ın kız kardeşidir. Sakine Hanım, çirkin kambur, kart ve evde kalmış bir bayandır. Sakine Hanım ayrıca eserde Müştak Beyin nikahlısıdır.

Ebüllaklaka İmam Efendi: Sakine Hanım ile Müştak Beyin nikahını kıyan imamdır. Bu karakterde Müştak Beyin başına gelen bu derdi açan kişilerden biridir.

Batak Ese: Mahallenin bekçisidir. Müştak Beye karşı oynanan bu kötü oyunda bu karakterinde payı bir hayli fazladır. Oldukça cahil biridir ve ne duyarsa duysun, doğrulunu araştırmadan hemen inan bir karakterdir.

Atak Köse: Çok saf ve cahil bir karakterdir. Mahallenin sürpüntücüsüdür. İmama yardakçılık yapan kişilerden biriside bu karakterdir.

Hikmet Efendi: Müştak Beyin eski dostlarında biridir. Pratik zekasıyla ön plana çıkmaktadır. Hikmet Efendi, aklı başında ağırbaşlı bir karakterdir. Ayrıca Müştak Beyin başına gelen bu kötü olayı da Hikmet Bey sivri zekası sayesinde çözmüştür.

Şair Evlenmesi konusu ve karakterlerine değindiğimiz bu konuda batılı anlamdaki ilk tiyatro eserimizi yakından incelemeye çalıştık. Eğer bu tür edebiyat konularına ilgisiz var ise okumaya ‘’Nietzche ve Üstinsan Üzerine’’ konusundan devam edebilirsiniz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.