fbpx

Sanat Bir Anlamda Deformasyondur!

Kolombiyalı ekspresyonist ressam ve heykeltraş Fernando Botero, güzellik kavramına karşı eleştirel yorumlama tarzıyla bilinen bir sanatçı. Özellikle önemli ressamların ünlü tablolarını yeniden yorumladığı resimlerindeki odak noktası; şişman figürler.

Eserlerinde, figürlerin boyutlandırmaları ile göze çarpan perspektif kullanımının yanı sıra, canlı renkleri tercih etmesi ve bu renkleri uyum içerisinde kullanması sanatçıyı daha özel yapıyor. Kompozisyonlarında yer alan kedi, köpek gibi canlılara; ayna, sigara izmariti gibi objelere sıkça rastlıyoruz. Kullanılan renklerle neşeli hale gelen görüntüler; aralıklı kapılar, meyvelerin içinden çıkan kurtlar ve aynalara düşen bozuk açılı yansımalar ile huzursuz bir gerilim havası yaratıyor.

21. yüzyılın dikkat çeken sanatçılarından biri olmayı başarmış Kolombiyalı sanatçı, iki yaşında babasını kaybetmesi üzerine, çocukluğunu geleneksel sahne sanatları, müzeler ve diğer kültürel altyapılar arasında geçirmiş. Bu yüzden eserlerinde kendi kültürüne ait izleri de görmek oldukça mümkün.

Eserlerinde neden şişman insanlar çizdiği sorusunu ise şu şekilde yanıtlıyor:

“Hayır, şişman insanların resmini yapmıyorum! Biçem açısından amacım boyutları genişletmek. Böylece daha fazla renk kullanımını mümkün kılacak şekilde alanı artırabiliyor ve dile getirmek istediğim biçim duygusallığını, zenginliğini ve dolgunluğunu daha iyi aktarabiliyorum.”

16 yaşında Kolombiya gazetesinde ilk çizimleri yayınlanan sanatçı, 1952 yılında Bogota’da çalışarak kişisel sergilerini açtı. İlk ödülünü 1959 yılında “Salón de Artistas Colombianos”’dan alarak ün kazandı. Fransa’da aldığı sanat eğitimi ile durumsal portreler yapmaya yönelerek, abartılı ebatlarda şişman insan ile hayvan resimleri ve heykelleri yapmaya başladı.

Sıra dışı tarzı ile dünyaca ünlü bir sanatçı olmayı başaran Botero, 2010 yılında Pera Müzesi’nde açtığı sergi ile Türk sanatseverle buluşmuştu. Yoğun ilgi ile karşılanan sergi; sirk, boğa güreşi, Latin Amerika halkı, Latin Amerika yaşamı, ölü doğa ve sanat tarihinin önemli sanatçılarından uyarlamaları kapsayan altı bölümden oluşmuştu.

“Bana kalırsa resimlerdeki figürler aslında şişman değil zayıflar. Yapıtlarımın zaman zaman hiciv unsuru içerdiğini unutmamanız gerek. Figürlerimin daha çok şişirilmiş figürler olduğu söylenebilir; şehvetli hale getirilmek için şişirilmiş figürler. Sanatta kendine özgü figürleriniz varsa ve bunlar üzerinde kafa patlatmaya meraklıysanız doğal olanı deforme etmeye çalışmanız kaçınılmazdır. Sanat dediğiniz aslında bir anlamda deformasyon demektir. Gerçek anlamda realist sanat yapıtlarının varlığına inanmıyorum.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.