fbpx

Satın Alınan Adalet/ Friedrich Dürrenmatt

Friedrich Dürrenmatt’ın 1956 yılında kaleme aldığı Yaşlı Kadının Ziyareti adlı oyun; düzenin insan vicdanı üzerindeki etkilerini konu almaktadır. Yazara göre insanların düzeni değiştirmeye asla gücü yetmeyecektir. Bunlara rağmen toplumun acı gerçeklerini yansıtırken trajedi değil komediyi seçmiştir. Tiyatronun Sorunları adlı eserinde bu düşüncesini şöyle açıklamıştır :

“Ancak sanatın görevi, eğer bir görevi olabiliyorsa, bununla bağlantılı olarak da günümüz tiyatrosunun görevi, figürlerini ve somut olanı yaratmaktır. Bunu gerçekleştiren de özellikle komedidir. En kesin kurallara sahip olan komedi biçimlendirilmiş bir dünyayı öngörür.”

Yaşlı Kadının Ziyareti de Dürrenmatt’ın kendine has komedi anlayışının en güzel örneklerinden biridir. Yıllar önce sevdiği adamdan hamile kalan Claire, babalık davasını sahte tanıklar yüzünden kaybeder. Kasabadan sürülerek çok zor bir hayata mahkum edilir. Yıllar sonra  Güllen’e dönüp kendi adaletini sağlayacağına yemin eder. Söylediğini yapar da. Onu acımasızca sürgün eden kasaba halkı artık onu dört gözle beklemektedir.

Claire, Güllen’in ne kadar zor durumda olduğunun farkındadır. Çünkü kasaba halkını  kendine mecbur bırakmıştır. Tüm fabrikaları satın alıp, işletilemez duruma getirmiştir. Paranın her kapıyı açan sihirli bir anahtar olduğundan emindir Claire. Oyun boyunca gücünü kullanmaktan çekinmemiştir.

“O insanlık dediğiniz şey, baylar, milyarderlerin keseleri için icat edilmiştir. Paranın gücü ile yeni bir dünya düzeni kurabilirsiniz.”

Sahneye tahtırevanla girip çıkan Claire, hükümdar gibi poz vermekten de geri durmamıştır. Seyirciye Claire’in görgüsüzlüğü mü anlatılmıştır? Yönetimde zengin olanın sözünün geçtiğine mi bir atıf mıdır bilinmez, ama Dürrenmatt bu kısmı tartışmaya açmıştır şüphesiz.

Claire kasabalıya başına gelenleri anlatmış ve adalet istemiştir. Fakat bunu yargı yoluyla başaracağına inanmıştır. Eski sevgilisi Alfred’in canına karşılık 1 milyar dolar teklif etmiştir. Kasabanın belediye başkanın cevabı olukça nettir:

“Bayan Zachanassian, bir şeyi unutuyorsunuz. Burası  Avrupa ve biz barbar değiliz. Güllen şehri adına, insanlık adına teklifinizi şiddetle reddediyorum. Elimizi kana bulamaktansa, yoksul kalmayı tercih ederiz.”

Claire’in isteği, ilkeli kasabalılar tarafından reddedilir. Clair,e paranın gücüne olan sarsılmaz inancıyla bekleme kararı alır. Teklifi şüphesiz ki ahlak dışıdır, ancak mahkemelerin adaletine olan inancı haksız yere sürgün edildiğinde sarsılmıştır. Güllen’den geriye kalan acı, haksızlık, ihanettir.

Kasaba halkı Claire’in kredilerine karşı koyamaz. İlkeli duruşlarını, Alfred’den yana kullanmazlar. Claire için adalet isterler artık. Nasılsa birinin Alfred’i öldüreceğine inanırlar. Toplum büyük günahları, hep başkasının işlediğini düşünür. Günahın bir parçası olduğuna inanmak istemez…

Oyun boyunca hep aynı soru beliriyor akıllarda. Siz olsaydınız ne yapardınız? Refah uğruna ahlaklı tutumunuzdan vazgeçer miydiniz? Yoksa sisteme karşı direnip, paranın insan vicdanını yozlaştıramayacağını mı savunurdunuz ?Yazar, oyununda bu soruların cevabını vermiştir aslında. Oyunda orijinal metinden sapmalar olmamış. Dönemi yansıtan kostümler oldukça başarılı. Claire karakteri altmışında, kıpkızıl saçları ve tahta bacaklarıyla dikkat çekiyor.Komedinin grotesk yanı oldukça başarılı yansıtılmış.İkinci perde uzun tutulmuş olsa da, usta oyuncuların performansları seyirciyi sıkmadan izlettiriyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.