Suçunu Arayan Fail: Raskolnikov

‘‘Öldüren mi suçlu, yoksa kan dökme eylemini mümkün kılan düşünce tarzının kendisi mi?’’

Sanatın ilhamını bazen doğrudan hayattan aldığını iddia ediyor Nurdan Gürbilek. Dostoyevski’nin Suç Ve Cezasının kahramanı Roidon Romanoviç Raskolnikov’u, on dokuzuncu yüzyılda yaşamış olan entelektüel katil Lacenaire’den yola çıkarak yarattığını düşünebiliriz, diye de ekliyor.  Lacenaire’in yaşantısı, öğrenim hayatı, acemice işlediği cinayet onu Raskolnikov ile paralel bir noktaya taşıyor. Fakat  esasında, Fransa’da yaşamış olan bu entelektüel katilin işlediği cinayetten sonra mahkemede yapmış olduğu savunma, Raskolnikov ile ortak paydaya sürüklüyor kendisini. Yazar, suçunu pişmanlık duymadan itiraf ediyor, toplumsal adaletsizliğe karşı bir başkaldırı olduğunu söylüyor ve cinayetin arkasında duruyor. Daha doğrusu kendini savunmuyor, mahkemeyi suçluyor.  Evet, elim kana bulandı ama tıpkı sizinkiler gibi, diye haykırıyor. 1836’da giyotine götürülürken bile herhangi bir pişmanlık belirtisi göstermediğinden kaynaklarda bahsediliyor.

Nurdan Gürbilek, denemelerinde Dostoyevski’nin de Raskolnikov’u yaratırken Lacenaire davasına ilgi duyduğunu anlatıyor. 1861-62 yıllarında Dostoyevski, çıkardığı gazetede Lacenaire’in hikayesini romanlarda anlatılanlardan daha ilginç bulduğunu yazıyor. Bu sözler, dört beş yıl sonra yayımlanacak olan Suç Ve Ceza’nın Lacenaire davasından etkilenerek yazılmış olabileceğini düşündürüyor.

Nurdan Gürbilek’in de yapmış olduğu bu kıyas neticesinde kendisinin de ifade ettiği gibi ortaya birtakım sorular çıkıyor: Neden yasa koyucular kan dökünce yargılanmıyor da ben de yargılanıyorum? Neden toplumsal-dinsel yasaları koyanlar, atalarından devraldıkları yasaları ihlal etmelerine rağmen baş tacı ediliyor da ben hapsi boyluyorum? Bu sorular akla Savaş ve Barış’ı getiriyor. Suç ve Ceza’dan dört yıl sonra Savaş ve Barış’ta bu kez Tolstoy soruyor: Milyonlarca insanın yüce idealler uğruna düpedüz cinayet işlediği bir dünyada kim adaletten söz edebilir? On dokuzuncu yüzyıl başında Avrupa’da savaş adı altında o kadar çok cinayet işlendi ki, diyordur Tolstoy, dünyanın bütün mahkemeleri çağlar boyunca çalışsalar da bunca suçu bir araya toplayamazlar. Romanda Piyer Bezuhov şöyle soruyor: On altıncı Louis’yi suçlu saydıkları için idam ettiler, bir yıl sonra gene bir şeyler ileri sürerek bu kez onu idam edenleri öldürdüler.  O halde kötü olan nedir, iyi olan ne?

‘‘Biz ihtilal yaptık, ihtilale teşebbüs etmedik.’’ Kenan Evren

Nurdan Gürbilek  Raskolnikov ekseninde dönüp duran bu sorulara birinci elden, kendi içerimizden, tarihimizden bir düşünüş daha ekliyor. 12 Eylül cuntasının hayatta kalan iki üyesi olan Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, cunta döneminde işlenen insanlık suçlarından sorumlu tutuldukları için değil, rejime karşı suç işledikleri, darbe yaptıkları için yargılandılar. Mahkum da oldular: Devlet kuvvetleri aleyhine suç işledikleri için müebbet hapis cezasına çarptırıldılar; askeri rütbeleri söküldü.

Raskolnikov’un şu sözü akla geliyor tam bu sırada: Niçin bir kenti kuşatıp halkını topa tutmak daha saygın bir biçimde sayılıyor, işte bunu bir türlü anlamıyorum.

Ulus çapındaki her kötülük inşaatında olduğu gibi 12 Eylül’ün de büyük-küçük sorumluları arasında kötülük yapmaktan hoşlanan cani ruhlu insanlar mutlaka vardı. Ama bir ülkede kötülük hakim olabiliyorsa eğer, bu cani ruhlu insanların sayısı arttığı için değil, kötülük sıradanlaştığı için, diyerek isabetli bir yorum yapıyor Gürbilek. O halde Raskolnikov’a dönecek olursak; dünyanın yapay iyiliğine meydan okuyan, yasayı sorgulayan bir yer altı kahramanı mıdır Raskolnikov? Yoksa güç, başarı ya da ün peşinde ihtiraslı bir genç mi? İki yorumda da doğruluk payı yok değil.

‘‘Eğer başarsaydım sevinçle taçlandırılacaktım, şimdi hapishaneyi boyluyorum.’’ Dostoyevski, Suç ve Ceza.

 

Kaynak: Sessizin Payı, Nurdan Gürbilek & Suç ve Ceza, Dostoyevski

1 Yorum

  1. Avatar

    Büşra

    02 Temmuz 2020 en 20:23

    Ozan Bey’in kalemi elini eteğini çekmiş gibiydi buralardan,yeniden hoşgeldi! 🙂

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.