fbpx

Tasarımın İmgesel Hali: Atılay Aşkaroğlu

Bundan birkaç yıl önce, bir edebiyat dergisi aldığımda ilk önce çizim ve tasarımlara bakmayı adet edinmiştim. Çünkü bir yazı ne anlatıyorsa, onu o yapan en önemli etkenlerden biri imge ve tasarımdır. Herkesin kendinden bir parça bulabileceği tasarımların yaratılması ise ayrı bir başarıdır. Resim ve tasarımlara bakarken derinlere dalan biri iseniz Atılay Aşkaroğlu’nun eserleri sizin de ilginizi çekecek. Bu yazımda ilk önce kısa bir tanıtımını yapıp ardından bazı tasarımlarını yorumlamaya çalışacağım.

Benlik

Atılay Aşkaroğlu 1991 yılında Burdur’da doğdu. Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım bölümünden mezun olan Aşkaroğlu, yüksek lisansını da aynı üniversitenin aynı bölümünde tamamladı. Dergi ve kitap kapağı tasarımları da yapmış olan sanatçının eserleri ulusal birçok sergide yer aldı. Resim çizmeyi ilk başlarda vakit geçirme aracı olarak gören sanatçı, bunun sonradan bir şevke döndüğünü dile getiriyor. Yarattığı imgelerin duygu biçiminde topluma iletilmesi ve sanatla iç içe olmasının verdiği mutluluğu, tasarımları için itici güç olarak yorumluyor. Ortaya çıkarmış olduğu illüstrasyonlar  sayesinde bizlere hem düşünmeyi öğretiyor hem de sanatı sevdiriyor.

A.Aşkaroğlu: Hikâyesi içinde olan, hiç anlatamamış insanlardan

Her birimiz farklı hayatlar yaşıyoruz. Kimimiz hayatı travmalarla öğrenirken kimimizin ayağına taş değmiyor. Yaşımızdan çok daha fazla yoruluyoruz. Güvendiğimiz dağlara kar yağarken anlıyoruz yaptığımız hataları. Anlatabildiklerimiz ve anlatamadıklarımızdan ibaretiz. En çok da sustuklarımızdan. Karşındaki kırılmasın diye susarsın, haykıramazsın, anlatamazsın içinde tuttuklarını. Hikayenle öylesine bütünsündür ki içten içe çığlık atarsın, ama kimse duymaz sesini. Eğer biri elinden tutar ve sana: “ Artık şarkı söyle, dinleme” diyorsa avazın çıktığı kadar bağırabilirsin. Çünkü orası hayatının anlamını bulduğun nokta olacak. Sanatçının çalışmaları da bu doğrultuda ilerliyor.

A. Aşkaroğlu:“İleriye attığı her adımda, hep bir parça kesilmiş, parçalanmış oluyor insan. Sonra bir başkası bu parçaları birleştirmeye çalışırken parçalara bölünüyor. Bir paradoks bu. Sadece birbirimizi parçalara bölmek üzerine kurulu.“

Doğumumuzdan ölümümüze kadar birçok olaya, kişiye, duruma tanık oluyoruz. Sınanıyoruz, yargılanıyoruz, ödüllendiriliyoruz, üzülüyoruz. Hayatımızda attığımız her adımda dikkatlice düşünmemiz gerekebiliyor. Sonucunu düşünmeden yapılan bir eylem sizi felakete götürebilir. Bazılarımız bunu kaldıramazken diğerlerimiz üstesinden kolayca gelebilir. Yaşadığınız durumun sonucunda mutlaka içinizden bir şeyler eksilir. Artık siz, eski siz değilsiniz de parçalanmış, değişmiş bir benliksiniz. Attığınız her adım geleceğinizi de etkiler. Hayat bazen hemen gülmez herkesin yüzüne. ‘Parçalanmış her noktanı saracağım’ diyene aldandığın an, aldandığın yerden kırılırsın. Kırıldığın her yeni nokta, irili ufaklı kum taneleri olur dağılır tüm vücuduna. Tam olarak bir ‘ paradoks ‘. İçinden çıkılması gereken ama nasıl çıkılacağı asla bilinmeyen…

Bir resme bakarken, onu herkes kendi bakış açısına göre yorumlar. Yaratılan imgeler, topluma farklı duygular aracılığıyla iletilir. Sanatçının cümlesi kendi perspektifiyken, yaratmış olduğu duyguyu kendimizce açıklarız. Atılay Aşkaroğlu’nun insanları düşünmeye sevk eden, bu konularla ilgilenen herkesin baktıkça bakmak isteyeceği  yüzlerce tasarımı mevcut. Bu yazıda birkaç tanesine yer verdim, lâkin her tasarımında farklı anlamlar yüklü. Aşkaroğlu; içsel sorgulamaları, hayatın her alanında karşılaştığımız durumları imgeler halinde görebileceğimiz bir duygu seli olarak yaratıyor ve bize keyifli dakikalar sunuyor.

Sanatçının Diğer Tasarımları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.