‘Tırnaklarıyla Kazıyarak Gelmek’ (Sanatın ve Gündemin Ses Getiren Kadınları)

Her yıl gittikçe artarak seslerini duyurmaya çalışan, ‘tırnaklarıyla kazıyarak bir yerlere gelmeye’ çabalayan, vazgeçmeyen, tutkulu kadınlar…

Tarihte yüzlerce örneği olduğu gibi günümüzde de bir o kadar güçlü, kararlı ve başarılı kadınlarımız var.

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Tüm kadınların Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Hayatta olan ve sanata, üretime, genel anlamda hayata katkısı olan kadınlarımızı tebrik ediyorum. 

Size bir iyi bir de kötü olmak üzere iki ana başlıkta haberim var. Önce kötüyü duymak isteriz genelde, buna dayanarak öncelikle 2017’de erkekler tarafından öldürülen kadınlarımızın sayısını açıklamak istiyorum. 2017 yılında tam 409 kadın cinayeti işlendi. Evet. Ve bu verinin acısını daha da katlamak istemediğim için, erkek şiddetine, istismarına maruz kalan kadın sayısını açıklamadan yazıya devam ediyorum. Gerçekler çoğu zaman acı verir, ama bazen de silkelenmeden kendine gelemez insan. Gerçeğin o silkeleyen gücünün tüm insanlığı artık kendine getirmesini temenni ederek iyi haberlerime geçiyorum. 

2017’nin sonu ve özellikle 2018 yılının ilk iki ayında, sanat ve gündemde kadının cesur adımları dikkat çekti. Örneğin Viyana Senfoni Orkestrası’nın yönetimine ilk kez bir kadın getirildi: ABD’li orkestra şefi Marin Alsop. 21’inci yüzyılda çok geç kalınmış bir durum olsa da, şu zamana kadar yönetimde yer alan ilk kadın olmasına kendi de şaşıran Alsop için ve Viyana Orkestrası’nın geç de olsa açılan ufku için sevinmemek elde değil.

Bir diğer güçlü kadın adımı ise yasakların ülkesi İran’dan geldi. Şubat ayında ses getiren haberde tabuları yıkan Nezhat Amiri’yi sizlerle tanıştırmıştık. Tıpkı Marin Alsop gibi Nezhat Amiri de orkestra şefi. Fakat onun yaşam şartları oldukça farklı. Belki de ‘tırnaklarıyla kazıyarak gelmek’ deyiminin tam karşılığı Amiri’nin verdiği yaşam ve sanat mücadelesidir. Nezhat Amiri, İran’ın ilk ve tek kadın orkestra şefi olmayı başarmış, bu yoldaki yalnızlığını ve emeğini ise şu sözlerle özetlemişti: “En başından beri akıntıya karşı yüzdüm. Fark edilmedim; toplum yeteneklerimi geliştirmek için hiçbir efor sarf etmedi ve egemen düzen bana sırtını döndü, ancak hala yapıyorum. Hala yollar olduğunu ve olacağını gösteriyorum”  

Ve bunca zorluğa nasıl dayandığını, tüm zorlukların o biricik hedefe ulaşmada nasıl ufalıp göze görünmez hale geldiğini de hepimizin kulağına küpe olacak cinsten şu sözlerle anlatmıştı: “Umudunuz olduğu için yaşıyorsunuz. Bazen yenilgiye uğrayacağınızı bilirsiniz, ancak yine de çaba gösterirsiniz. Denemeniz gerektiğini bilirsiniz. Kafam kırılmıştı, ancak onu sardım ve tekrar ayağa kalktım, hem de yüzlerce kez.” 

 

Türkiye’den de yüzümüzü güldüren, içimizde umut ışığı yakan kadın Zümran Ömür oldu. Kars’ın Boğaztepe Köyü’nde yaşayan Ömür, köyündeki kadınlarla beraber Fransızca öğrendi, yoga yaptı ve daha neler neler… 45 kadınla birlikte çok sayıda projeye imza atan Ömür, köyde Ekolojik Peynir Müzesi ve Bitki Müzesi’nin kurulmasında aktif rol oynadı. Köy kadınlarıyla bitkiler üzerine eğitimler almasının yanı sıra gravyer ve kaşar peynirinin tanıtım çalışmalarında da yer aldı. Güçlü kadın Zümran Ömür, Kars’taki gelişim faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Ve erkeklerden kadınlar konusunda beklediklerini ise üç sözcükle ifade ediyor: ‘saygı, saygı, saygı.’ 

Kadına şiddet konusunda kadınların seslerini duyurma çabasının yanı sıra bu çığlıklara destek veren erkekleri de unutmamak gerek. Örneğin, Hollywood taciz skandallarının üzerine Oscar’ın hemen öncesinde çarpıcı bir heykel hazırlayıp törenin yapılacağı salonun yakınlarına yerleştiren Plastic Jesus. Sanatçı Jesus, tacizle suçlanan yapımcı Harvey Weinstein’in sabahlıklı heykelini yapıp Los Angeles’a yerleştirmiş ve eserinin adını en az eser kadar çarpıcı bir isimle tamamlamıştı: ‘Casting Couch’ (Oyuncu Seçim Koltuğu) 

‘Tırnaklarıyla kazıyarak gelen’ kadınlara köstek değil destek olunan; sanatında, işinde, hayatında engellenmeyen kadınlarla kurulan, mutlu bir dünya temenni ediyorum.  

2019’un 8 Mart’ında çok daha iç açıcı, çok daha fazla sayıda ‘güçlü, başarılı, mutlu’ kadın haberlerini sizlerle buluşturabilmek dileğiyle…  

 

 

Saniye Kaya

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi – Arkeoloji.
Sanat Karavanı Gündem Editörü.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.