Tiyatro Her Gün Yeniden Doğuyor!

Bu coğrafyada ilk tiyatro eseri; 1859 yılında yazılan Şair Evlenmesi’dir.  160 yıl önce ilk kez bu topraklarda oynanmış bir oyun olması tiyatroya dair umudu perçinlemekte. Tiyatro ile ilgili ilk kanıtlar, İsa’dan önce 40 ila 10 bin yıl öncesine uzanıyor. Paleotik Çağdaki mağara resimleri de tiyatronun geçmişine dair önemli ipuçları veriyor. Antik Yunan’da ise, Dionysos’u kutsamak için yapılan törenlerle birlikte tiyatronun ortaya çıktığı biliniyor.

Belki de hiç bitmeyen bir serüven, yaşamın aktığı günden beri çeşitli adlarla bize kadar ulaşmış. Şimdilerde ise birçok tiyatro eseri sahneye uyarlanıyor ve bizi bilmediğimiz farklı zaman dilimlerinde dolaştırıyor.  Bu anlamda tiyatro iyi ki ama iyi ki var. İzmir’de bu anlamda 12:00’de başlayan bilet satışında 30 saniyede bilet bulamadığımız zamanları yaşıyoruz. Umut vadeden, bizi zorlayan ve heyecanlandıran sahnelere daha izlemeden şahit oluyoruz.  Şimdi birkaç oyundan cümlelerle tiyatronun yeniden var oluşuna hep birlikte şahit olalım.

Esistenze A Tempo

İspanyolca bir oyun ve Türkçe alt yazı… Vücut dilinin evrenselliği, oynanan oyunda ki görsel şölen size iç dilini çözdürüyor. İşte alt yazıya yansıyan o eşsiz cümleler…

  • ‘Gece sanki bu karanlığı ateş böcekleri için yapıyor.’
  • ‘Kelimelerden korkmamak gerektiğini bilmiyor musunuz?’
  • ‘Herkes kendine en uygun maskeyi seçiyor.’
  • ‘Rüyaların tutarlı olabilmesi için şairlere ihtiyacı vardır’
  • ‘Hiçbir şeysin ve her şeysin.’
  • ‘Sıradan insanların hepsi tutsak ve birikimcidir.’
  • ‘İnsanlar sadece alacakaranlıkta aydınlanmaya başlarlar.’

Meçhul Paşa

Ah Aziz Nesin, ya Rıfat Ilgaz, peki peki Sabahattin Ali’ye ve nicesine ne demeli? Marko Paşa Gazetesinin zorlu yılları, tozlu anılar… O gece gözümüze kaçıyor ve gözyaşları kimisinin içini kimisinin ise dışını yıkıyor. 1946’da yayına başlayan, dönemin siyasi tarihi için önemli bir tarihi iz taşıyan gazeteyi konu almakta olan oyun; sık sık kapatılması nedeni ile çoğunlukla isim değiştirir ve bu durumda oyuna şu şekilde yansır;

  • ‘Malum Paşa, Bizim Paşa, Merhum Paşa…’
  • Dedim dedim dedim dedim dinletemedim.’
  • ‘Çivilerin üstünde şiir okutacağız.’
  • ‘Gazete gelene gidene manşet.’
  • ‘Ben kahramanlık yapmam, kahramanlık yazarım.’
  • ‘Yazıyor, yazıyor, Marko Paşa yazıyor, Sabah 8-9 arası dağıtılır, 9’da toplanır.’
  • ‘Sen hiç şiir okudun mu şiir? Hayır, okumuş olsan bu duyguda olamazsın.’

Ve o zor günlerde Sabahattin Ali’nin eşine yazdığı duygu dolu mektuplar…

‘Canım Aliye’m,

Bu hafta Merhum Paşa çıkmadı, çıkamayacak fakat iki haftaya Ali Baba çıkacak, çok sıkıntılı durumdayım. Sana 100 lira göndereceğim, idare et olur mu? Gerçi sen söylemeden de idare edersin benim sevgili ve idareli karıcığım…’

‘Nihayetinde gökyüzü var, gökyüzü var be…’ Hayata sarılmanın, çalışmanın, arkadaşlığın, azmin, engellere karşı durmanın en güzel hali bu oyun… Bir gün bir yerde o sahnede buluşsun gözleriniz.

Empatopya

Mamart Tiyatro, ‘Teşekkürler, Esenlikler, Teşekkürler, Esenlikler…’ İnsan sırf bu cümleleri sayısız kez duymak için bile bu oyunu izleyebilir. Empatopya’da bir gece geçirdikten sonra, normal dünyaya iniş yapmak istemiyor ruhlar. Uygunsuz davranışların, ‘Bunu yapmanız uygun görülmemiştir’ denilerek yapılan yanlışların: Empati düzeyi ile o bunu yapmak istememiştir boyutunda iç ve dış değerlendirme ile seyirciye sunulduğu harika bir oyun.

  • ‘Evet belki aynı değiliz… ama hepimiz aynı ölçüde neyiz? Güzeliiiiiiiiz liz liz liz’
  • ‘Doğanın güzelden başka bir şey üretmesi mümkün değildir.’
  • ‘Yeryüzündeki güzellikleri kalbinin gözleri ile gör.’
  • ‘Başkasındaki güzellikleri görmeye çalış.’
  • ‘Kötü nedir? Kötü hiçbir şeydir.’
  • ‘TEŞEKKÜRLER’
  • ‘ESENLİKLER’

Hayatına giren, girecek, girmekte olan kişi için ‘İnsanımla nasıl tanıştığımı hatırlıyorum da…’ cümlesine ne demeli? Alıp sarılıp uyumalı belki de bazı cümlelere.

Üçü Bir Arada

Üçü Bir Arada günümüz ikili ve aile ilişkilerini, insani değerleri, insanların gelecek ile gelmeyen arasındaki iç çatışmasını; yaşam ile ölüm arasında yapmak istediği seçimi ve sürekli bir boşluk içerisinde olmasını; yaşanan travmaların, yaşama nasıl kol kanat geremediğini açıklıyor. Cem Davran, Celil Nalçakan ve Onur Özaydın’ın oynadığı oyunda, kahkahalarınızın düşüncelerinize çapa attığını deneyimlemek mümkün. Oyundan cümleler:

  • ‘3K 1Ç’ye razıdır onlar ( kadınlar), Kahve, Kitap, Çikolata.’
  • ‘Mutsuzla, o kadar mutsuzlar ki bunu da bulaştırmak istiyorlarmış gibi.’
  • ‘Sadece rüyalarımda teneffüse çıkabiliyorum.’
  • ‘Görünmez sınırlar ortadan kalkana kadar’
  • ‘Hayat fena halde futbola benziyor’
  • ‘Kolombiya… Kendi kalesine gol attığı için öldürülen kaleci’
  • ‘O günden sonra nasıl diye sormayı bıraktım, neden demeye başladım.’
  • ‘Hayat denilen şey, zamana yayılan intihar biçimidir’

Bu cümlelere takıldı ruhum, bedenim, kulaklarım. Yaşadıklarımızı düşündüm bir bir; anlık zevklerimizi ve hayatı yaşamayış şeklimizi.

Don Kişot’um Ben

Soluksuz bir oyun, Don Kişot’um Ben! Ozan Güven, Günay Karacaoğlu ve harika ekibi. 2 perde… Ne kadar dinamik ve içten. Bu cümlelerle ördüğüm kalelerin yanı başındayım şimdi, güneş batıyor, ‘Tiyatro’ doğuyor.

  • ‘Neden hiçbir zaman göz seviyemde olmuyorsun!’
  • ‘Taç kafama uymayabilir’
  • ‘Sevgim Afrodit’i bile gölgede bırakır’
  • ‘Bi gıdım silahtar’
  • ‘İşte arınıyorum kendimden’
  • ‘Gün bitiyor Sanço ömrüm gibi’
  • ‘Yüreğini şövalyelik ile bozmamış ama kalbi şövalye gibi atan adamla ol’

Benim Adım Feurerbach

Selçuk Yöntem ve Topraktan Adıgüzel’in sahneyi paylaştığı Benim Adım Feurerbach, yer yer anlamların alabora olduğu o ıssız, derin, bizi kendine çeken oyun.

  • ‘Siz hiç oyun sahnelediniz mi?’
  • ‘Doğrulmak istiyorsunuz ama doğrulamıyorsunuz’
  • ‘Çünkü doğrulursanız bana taviz vereceğiniz için korkuyorsunuz’
  • ‘Küstah, yontulmamış yaratık!’
  • ‘Gördüğünüz gibi bütün meslekler yetersizdir’
  • ‘Yeni başlayanlar her şeye Eyvallah der’
  • ‘Çok sular aktı ama kimse boğulmadı’
  • ‘Adımlarım ayakkabılarımı çıkarmazsam gök gibi gürülder’

Oyunlardaki atıflardan şiir ve şairler dikkat çekti, belki de yaşadığımız coğrafyada ilk oyunun Şair Evlenmesi oluşu da tatlı bir tesadüftür.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.