Tragedyaların Büyülü Dünyası: “Antigone”

“Nefret etmek için değil, sevmek için yaratıldım.”

Antigone kimdir, bizler için neden önemlidir? Peki daha da ötesinde Antigone’yi Antigone yapan “tragedya” kavramı ne anlama gelmektedir?

Tragedya ya da diğer adıyla trajedi, Antik Yunan tiyatrosunun ve günümüz yazınının belki de en önemli türü sayılabilecek yaratımıdır. Yüksek mevkide olan karakterin (Aristotales’in kavramsallaştırması üzerine) kibre (hubris) düşerek büyük bir hata (hamartia) yapması ve bulunduğu mevkiyi trajik bir şekilde kaybetmesini konu edinen didaktik metinlerdir. Antikitenin belki de en önemli yapı taşı olan tragedyalar, ismini ilk olarak Aiskhylos ile duyurmuş, sonrasında yapılan Dionysos şenliklerindeki yarışmalarla yerini bıraktığı Sophokles ve ardından gelen Euripides’in eserleriyle ününü arttırmıştır.

Sophokles’in Thebai Üçlemesi adı altında incelenen ve içinde Kral Oedipus,Oedipus Kolonos’ta ve Antigone adlı eserlerini barındıran bu yapıtlar tüm edebiyat ve hatta psikoloji tarihini derinden etkilemiştir. O kadar ki Sigmund Freud pek çok çalışmasına yön veren Oedipus Kompleksi teorisini bu tragedyalardan esinlenerek ortaya atmıştır.

Antigone’yi daha iyi anlayabilmek için, elbette öncelikli olarak Kral Oedipus’u okumak yerinde olacaktır. Fakat serinin devam niteliğini taşıyan Antigone, farklı bir perspektifle okunmaya son derece elverişli olduğundan  bu yazımızda yalnızca Antigone’ye yer vereceğiz.

Yazımızın başındaki soruya dönecek olursak, bizler Antigone ile birlikte ataerkil yönetime meydan okuyan güçlü bir kadın karakter okuruz. Ölen ağabeylerinden yalnızca birinin usulünce gömülmesi ve diğerinin vatan haini olarak görülüp bir mezarının bile olmayışı onu bu mücadelenin başrolü haline getirmiştir.

Her ne kadar Antik Yunan gibi son derece eril bir zihniyetten böyle bir kadın karakterin yaratılması bizi şaşırtsa da, tragedyanın daha detaylı incelemelerinde; Antigone’nin içine hapsolduğu trajik sonun, onu büyük başarılara taşımadığını görür, şaşkınlıktan sıyrılırız. Fakat Antigone’yi yine de basit bir karakter olarak ele almamak gerekir. Çünkü tragedyanın kaotik atmosferine sadık kalarak yaratılan bu karakterin, adeta kimliği adına verdiği mücadele günümüz kadın mücadelesinden çok da ayrı ele alınamaz. Kendi eylemi adına ölümü göze alan güçlü bir kadındır Antigone. 21.yüzyılın pek çok cesur kadını gibi.

Bu sebeple bugünün dünyası var olmak adına, hayatlarını kaybeden cesur Antigone’lerini de tarih asla unutmayacak.

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.