Giotto / Ağıt

Kültür ve sanat merkezi olan İtalya’nın sanat tarihine kattığı en büyük değerlerden birinin eseri hakkında konuşacağım bugün: Giotto di Bondone, Lemantation.

1267 yılında Floransa’da doğan İtalyan ressam ve mimar Giotto, çağının dışında resim teknikleri ve anlayışıyla “İtalyan resmine yenilik getiren sanatçı” olarak bilinir. Sanatta gerçekçiliğin popüler olmadığı dönemlerde figürlere aktardığı gerçekçi ve doğal görünümler, O’nun peşinden getireceği yenilik akımının adeta sesleri konumunda. Resimlerinde, nesnelere verdiği ağırlık ve kişilik kompozisyonlarıyla, İtalyan Rönesans’ına en çok katkıda bulunan sanatçıdır diyebiliriz Giotto için.

Giotto’nun sanat tarihine kattığı eserlerinden en sevdiğim Ağıt’tan yani Lamentation eserinden bahsetmek istiyorum. 1306 yılında Scrovegni Şapeli için resmettiği bu eserde Giotto, İsa’nın çarmıhtan alınıp mezara konulması arasında geçen zamandan bahsetmiştir. Eserde, ana figür İsa’nın, çarmıhtan indirilmesi ve 4 kadın tarafından nazikçe yere dokundurulmadan tutulması göze çarpıyor. İsa’nın başını kolları arasına alan ve ağlamaklı bir şekilde İsa’ya bakan kadının annesi Meryem ve kızıl saçlarıyla İsa’nın ayaklarını tutan kişinin ise Magdalalı Meryem olduğu düşünülmekte. Çarmıha geriliş eserlerinin klasik figürlerinden olan Evanjelist Yahya, yani St. John the Evangelist, ellerini açarak haykırış pozisyonunda acısını belirtirken, aslında dönemde pek de rastlanmayan bir duruşa sahiptir.

İsa’nın çevresine toplanmış kişilerin ve özellikle gökyüzündeki meleklerin yüzlerindeki çeşitli mimiklerin yanı sıra elleriyle yüzlerini kapayarak ya da isyan eder gibi sağa sola açarak, İsa’nın kaybından duydukları acıyı yine döneminin alışılmış halinden farklı bir şekilde ifade ettiğini görüyoruz.

Eserin arka planına çapraz olarak konumlanmış kayalık figürü ise, yeryüzünü ve gökyüzünü ikiye böler. Bu, yaşanan acının semavi ve dünyevi farklılıklarını seyirciye gösterir. Kayalığın tepesindeki kurumuş ağaç ise, Adem ve Havva’nın ilk günahı işlemesine sebep olan Cennetteki Bilgi Ağacı’dır. Ağacın kuru olarak resmedilmesi, ilk günahın zaten işlenmiş olduğuna ve insanlığın masumluğunu yitirdiğine, günahkar olduğuna bir atıftır.

Resimde ilk bakışta dikkati kendisine çeken, sırtı dönük yeşil giysili kadın ise seyircinin kendisidir. Dönemin sanat anlayışında oldukça sıra dışı olan bu yaklaşımla Giotto, esere derinlik katarken seyircinin kendisini yerine koyabileceği bir figür yaratmayı hedeflemiştir.

Kilise sanatının ötesinde, sembolik anlatımın ilerisinde bir anlatım tarzı benimseyen ve eserdeki tüm figürlere insani duygu ve duruşlar ekleyen Giotto, tarzı ve ortaya çıkardığı eserlerle Rönesans’ın temellerini atmış, Erken Rönesans’ın en önemli sanatçılarından biri olmuştur. Resmi dikkatle incelediğinizde içinizde figürlerin tüm acısını hissedeceğiniz Giotto’nun bu ustalık eseri, size bir eseri inceliyormuşsunuz gibi değil sanki meleklerin çığlıklarını her an duyabilecek kadar eserin içindeymişsiniz gibi hissettirecek!

Yazan: Öyküm Kütük

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.