Sokak Fotoğrafçılığında Bir Şair / Sergio Larrain

“Bir şeyleri tamamen kontrol etmeye çalıştığımızda can sıkıntısı, saltanat sürer ve yenik düşen biz oluruz”

‘iyi bir imge bir lütuftan doğar’ sloganıyla fotoğrafa başlayan Sergio Larrain,  şiirsel bir yaklaşımla çektiği sokak fotoğraflarıyla tanındı. Şili’de başladığı fotoğraf serüvenine ilk zamanlar sokak çocuklarını dâhil eden sanatçı, sonraları hayatın tüm dinamiklerini kadrajına yükledi.

“Sokak fotoğrafçılığına başladım, çünkü toplumu, insanları seviyorum ve başkalarıyla etkileşim içindeyim. Sokak portreleri ise benim en sevdiğim fotoğraf türünü oluşturdu.”

İmge na mevcut bir geçekliktir diyen Sarter’ın aksine; imgenin var olan bir gerçeklik algısı üzerinden şekillendiğini belirten Larrain, fotoğrafı, gerçekliği daha derin bir şekilde kavratabilecek bir araç olduğunu savundu.

“Fotoğrafçılık evrende tek başına bir yürüyüş…  Bu yürüyüşte gerçeklik önemli. Bu nedenle fotoğraftaki örtüyü kaldırmanın bir yolunu bulmalıyız.”

Santiago ve Valparaiso sokaklarında fotoğraf çektiğinde henüz 18 yaşında olan sanatçı, sınırları aşmak adına Avrupa ve Ortadoğu’yu arşınladı. Şili’ye döndüğünde bir dağ köyüne yerleşti ve yazmaya odaklandı. Yazılarında fotoğraf üzerine denemeler oluşturan Larrain,  gerçeklik algısına önem verse de çalışmalarına yüklediği şiirsellikle ayrı bir dünya çağrışımı yarattı. Hatta öyle ki fotoğrafları, Michelangelo Antonioni’nin filmleri için ilham kaynağı oldu.

“Kendimi bulabilmek için yalnız kalmaya ihtiyacım vardı. Anladım ki hayatımın geri kalanını siyah-beyaz fotoğrafçılığa adayacağım. Ancak ruhsal yönden arınmaya ihtiyacım var ve bu yüzden yalnızlık en iyi seçenek. Fotoğrafçılıkta, taze kalmanın yollarından biri “Acemi zihnini ” kurcaklamaktır. Yaratıcı bir çalışma yapan insanlar, kendilerini izole etmek zorundalar, öyle ya da böyle.”

Sergio Larrain’in fotoğraflarındaki siyah-beyaz kontrastı, derin gölge-ışık oyunlarıyla büyüleyici bir atmosfer oluşturur. Sanatçının kendi ifade ettiği bir diğer özelliği ise kullandığı açıdır. Kullandığı geniş-dar açılarla bir nesneye odaklanma yerine, fotoğrafın bütün alanına hâkim olmanıza imkan tanır.

“İlginç fotoğraflar çekmek için seyahat etmenize gerek yok. Her şey günlük hayatınızı keşfetmek ve sıradan hayatınızı ilginç ve heyecan verici hale getirmekle ilgilidir. Hiçbir şeyi zorlamayın, aksi takdirde fotoğraftaki gibi imge şiirini kaybedecektir.”

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Kütüphanelerden Çalınan Kitaplar

Kütüphane, kitap kelimesinin çoğulu olan kütüp ve ev anlamına gelen hane kelimelerinin birleşmesiyle oluşuyor. 2014 yılı itibariyle ülkemizde 29.629 tane...

Kapat