fbpx

Ajans Memuru Olmayı Reddetmiş Grafik Tasarımcı – Yurdaer Altıntaş

Geçtiğimiz hafta 24 Temmuz günü 84 yaşında hayata gözlerini yuman Yurdaer Altıntaş, uluslararası pek çok alanda ve ülkemizde Türk grafik tasarımcılığının oluşmasında en büyük etkilere sahip bir isim. 1960’lı yıllarda yapmaya başladığı tiyatro ve sinema afişleriyle, bugünkü grafik tasarımcılarına ışık tutmuştur.

Polonyalı bir anne ve asker bir Türk babanın çocuğu olan sanatçı, babasının Anadolu’da görev yaptığı zamanlarda annesinin hıristiyan oluşunu saklamak zorunda olmalarından kaynaklı, içine kapanık biri olmuş. Resme olan ilgisini keşfettiğinde, yalnız ve içe dönük hali onu daha da çok resim yapmaya yöneltmiş.

“60’lı yılların başıydı. Benden Kent Oyuncuları için tiyatro afişi istendi. Böylece rahatladım. Sanatımı, yaratıcılığımı ödünsüz uygulayabileceğim bir alan bulmuştum.”

1952 yılında Güzel Sanatlar Akademisi sınavlarına giren sanatçı, o zamanki adıyla Süsleme Sanatları Bölümü’nü kazanarak Afiş Atölyesi’nde eğitim almaya başlamış.

“Özellikle ilk yıllarda daha çok üst sınıflardan bir şeyler öğreniyoruz. Eğitim son derece kötü. Yapa yapa yılda beş-altı afiş yapıyoruz. Eğitim açısından ilk sınıfla son sınıf arasında hiç fark yok. Tüm afişleri 70×100 cm boyutlarında boyuyor, yazıları elle yazıyoruz. Burada üzücü olan şey, birçok üniversitede grafik eğitimini hala ressamların üstlenmiş olmasıdır.”

Daha öğrencilik yıllarında grafik tasarımın Türkiye’de yer almasını ve resim sanatıyla karıştırılmadan, biçimlenmesinin yollarını arıyordu. Bunu göstermek için ilk sergisini 1964’te İstanbul Türk-Alman Kültür Merkezi’nde açarak, Türkiye’deki ilk grafik tasarım sergisini gerçekleştirmiştir.

“Aslında grafik sergisi, ama grafik sözcüğü bilinmediğinden, “Afiş Sergisi” adı altında açıldı. Hemen hepsi basılmış tiyatro afişlerinin orijinalleriydi. Baskıları çok kötüydü. Basımevine eskizle birlikte bire bir boyutta deseni, yazıları veriyorduk. Matbaa ressamı denilen kişi, o deseni çinkoya geçiriyordu. Özene bezene koyduğunuz girinti ve çıkıntılar adamın elinde yok oluyor; tertemiz cetvelli, gönyeli yazılar ise elle doldurdukları için rezil kepaze oluyordu. Bu nedenle baskıları sergilemek olanaksızdı.”

Daha pek çok afiş çalışmalarıyla ve 1982 yılında kurduğu Grafikerler Meslek Kuruluşu ile ülkemizde grafik tasarım dalının gelişerek büyümesini sağlamıştır. Yıllarca başkanlık yaptığı bu kuruluşa, genç yetenekleri kazandırmak ve yeni bir kan bağlamak amacıyla bir süre sonra başkanlık için adaylığını koymamıştır.

Son olarak 1996 yılında Profesör unvanıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Grafik Tasarım bölüm başkanlığı yapmış, 2002 yılında aynı üniversiteden emekliye ayrılmıştır. Kendisine bütün grafik tasarımcı meslektaşlarım adına, mesleğimize kattığı değerlerle bugünlere ulaşmasını sağladığı için emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Işıklar içinde uyu büyük usta!

“Hala az çalıştığımı, az ürettiğimi zannediyorum. Bir şey üretmeyen insanlara saygı duyamıyorum, kabullenemiyorum. Her insan en azından kendi alanında bir şey üretmeli diye düşünüyorum. Benim bakış açım bu, ama ne biliyim buna çok karşı olan insanlar da var.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.