Beethoven Ruhunu Şeytana Nasıl Sattı?

“Ve o karanlıkta bir yerde

O büyük fırtınanın yüreğinde

Dünya, tanrıların doğurduğu bir ruhu

Geri vermekte

Ve öyle bir fırtınaydı ki bu

Böylesi zor görülür ömür boyu

Artık gölgelerin doldurduğu bir odada

Büyük Beethoven

Son gecesini yaşamakta”

Bundan tam 193 yıl önce, 26 Mart 1827 yılı baharında Viyana şehri, tarihinde gördüğü en büyük fırtınayı yaşamaktadır. Ludwig van Beethoven, odasında piyanosunun üstüne kapanmıştır ve henüz bitirdiği Onuncu Senfoni de piyanonun üstünde yer almaktadır. Emindir ki bu son ve en büyük eseri olacaktır. Gölgelerden çıkıp gelen güzel peri Kader ve çarpık cüce oğlu Sille, Beethoven’ın zaten şüphelenmekte olduğu gerçeği haber verir: Bu gece, dünyadaki son gecesi olacaktır. Kader ve Sille’ye, Beethoven’ın geçmişinden çeşitli peri ve hayaletler eşlik etmektedir.

Tüm bu anlatılanlar Trans Siberian Orchestra’nın 2000 yılında yayınlanan “Beethoven’s Last Night” isimli senfonik rock albümünün giriş parçasında geçer. 1996’da yapımcı, besteci ve söz yazarı Paul O’Neill tarafından kurulan Amerikalı progresif rock grubu Trans Siberian Orchestra, yine bir diğer Amerikan Progresif rock grubu Savatage üyeleri Jon Oliva ve Al Pitrelli ile klavyeci ve yapımcı Robert Kinkel’ı bir araya getirir.

Grup, ikinci albümü The Christmas Attic’in ardından 1999’da çıktıkları turnede popülerlik kazanmaya başlar. Washington Post, grubun müziğini “Pink Floyd’un Radio City Music Hall’da Yes ve The Who ile buluşması” şeklinde tanımlar. Grubun yayımladığı rock operaları arasında Christmas Eve and Other Stories, The Christmas Attic, Beethoven’s Last Night, The Lost Christmas Eve, Night Castle ve Letters From the Labyrinth bulunur. Trans-Siberian Orchestra; yaylı çalgılar bölümü, ışık gösterisi, lazerler, hareketli sahne dekorları, video ekranları ve müzikle eş zamanlı efektler içeren teferruatlı konserleriyle ün kazanır. Jon Oliva Savatage’ın senfonik yönünü “Trans Siberian Orchestra”nın beslediğini söylemektedir. Kullanılan enstrümanlar elektro gitar, bass, bateri, piyano, klavye, cello, violin ve viola’dır ki tartışılmaz bir uyumları vardır. Grup gerek vokaller, gerek enstrümantal uyum, gerek orijinallik ve gerekse ustalık açısından mükemmeldir.

Beethoven’s Last Night, klasik dönemden romantik döneme geçiş sürecine büyük katkı sağlayan ve gelmiş geçmiş en ünlü ve en etkileyici bestecilerden biri olarak kabul edilen, Alman piyanist ve besteci Beethoven’ın son gecesini konsept bir albüm olarak yayınlayarak klasik ve rock müziği bir araya getiren epik bir albümdür. Hikayesi ise şöyledir;  saat gece yarısını gösterdiğinde Mephistopheles (şeytan) ortaya çıkarak bestecinin ruhunu almak için geldiğini söyler. Olanlara inanamayan Beethoven henüz vaktinin gelmediğini, 10. senfoniyi bitirmediğini söyler. Piyanonun üzerindeki notalara bakan şeytan istediği değişiklikleri yaparsa Beethoven’a ekstra zaman tanıyabileceğini söyler, ancak Beethoven eserinde hiçbir şeyi değiştirmemeye kararlıdır. İstediğini alamayan şeytan Beethoven’e yeni tekliflerde bulunur fakat bir türlü emeline ulaşamaz.

Onuncu senfoniyi almayı kafasına koyan şeytan, son çare olarak sokaktaki küçük bir çocuğu kullanır. Çocuğun ruhunun huzur içinde olması Beethoven’ın vereceği karara bağlıdır. Onuncu senfoni karşılığında küçük çocuğun hayatından çıkacaktır. Çocuğun sorumluluğunun kendisinde olmadığını düşünen  kesin olarak şeytanı reddetmeye kararlı besteci, bir anda kendini çocuğa bakarken bulur. Bu tek hayatın, bestesinin milyonlara getireceği mutluluktan daha değerli olmadığı düşüncesiyle şeytana son ve kesin olarak “hayır” demek niyetindeki Beethoven, kendini olukta uyumakta olan ufaklığa bakarken bulur. Ve ağzından şeytanla anlaşma yaptığını gösteren kelimeler dökülür. Fakat şeytanın gözden kaçırdığı başka bir ayrıntı vardır, kanbur cüce Silla, Beethoven’ın kulağına eğilerek fitneyi sokar; “şeytanın sözünü tutacağını nereden biliyorsun?” der ve İncil’den koparılan bir sayfanın arkasına hazırladığı anlaşma ile şeytanı oyuna getirir. Bu koşullarda şeytanın bestecinin ruhu üzerinde hiç hakkı olmamıştır. Besteci Kader’e bundan sonra ne olacağını sorduğunda, kader ona dinleneceği ve bu gece cennetin bahçelerinde yeni bir rüyaya başlayacağı yanıtını verir.

“Eğ şimdi başını

Yıldızlar fısıldadı

Dinle bak, ne diyorlar

Ve bil ki

Ay senin rehberindir

Ve yıldızların öpücükleriyle

Usulca geçip giderken Ay

Bir bebeğin nefes alıp verişi gibi

Huzurla, masallar ırmağında

Ve yeni bir rüyaya dal…”

Beethoven ardında 9 senfoni, 5 piyano konçertosu, 32 piyano sonatı, 16 yaylı dörtlüsü ve tek operası Fidelio’yu bırakarak ruhunu teslim ederken, dışarıdaki fırtına da dinmeye başlar, hayaletler ve gölgeler birer birer ortadan kaybolurken odasına sessizlik çöker. Bir pencerede Sille aniden yeniden belirir ve odayı gözleriyle süzerken suratına hınzırca bir ifade yayılır. Piyanoya doğru koşar, Onuncu Senfoni’nin tek nüshasını alıp bir kitaplığın üstüne tırmanır ve onu kitaplığın arkasına atar. Onuncu Senfoni burada gizlice yatarken dünya onun varlığından tamamen habersiz bir şekilde yaşayacaktır. Ta ki gelecekte bir gün keşfedilene ve müzik yeniden hayat bulana dek…

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.