Şu an Okuyorsun
Düş Zamanı Söylenceleri: Mitolojinin Serüveni

Düş Zamanı Söylenceleri: Mitolojinin Serüveni

Uzak ve masalsı geçmişleri, Tanrıları ve doğaüstü varlıkları… Onlar düş zamanı söylenceleri, yaradılışın ve kutsallığın nadide birikimleri, bize Homo Narras’tan (hikaye anlatan insanlardan) miras kalan hazineler… Olympos Dağı’nın zirvesinden, Atlantis’e, Kaf Dağı’nın zümrütlerinden, savaş tanrılarının mekânı Ásgard’ın vuku bulduğu dünyadayız. Efsaneler bilimi mitolojiye yelken açıyoruz.

Mitoloji, Eski Yunan dilinde mithos yani “söylenen ya da duyulan söz” ve logos yani “gerçeğin insan sözüyle dile gelmesi” sözcüklerinin bir araya gelmesinden oluşmuştur. Antik Yunanca’da geçmişte söylenilen sözlerin tekrar edilmesi gibi bir anlamı varken; Doğu dillerinde efsane, Batı dillerinde ise mit olarak karşımıza çıkmaktadır. Mitoloji, belirli bir toplumun kültürüne, o kültüre ait din ve inanışına ve o toplumun yaradılış ile ilgili söylencelerini tanımlamak için kullanılmıştır.

Bu söylenceler; toplumların kahramanlık hikâyelerini, tanrısallaştırdığı kimliklerini, doğaüstü varlıkların öykülerini ve yaşayışlarını konu eder. Bu öyküler, toplumlarca kesinlikle gerçek ve kutsal olarak kabul edilirler. Bu mitler yani efsaneler, her zaman bir yaratılış hikayesi ile ilgilidir.

“Çocuklarını Yiyen Satürn” (Saturn Devouring His Son), Francisco Goya, 1919-1823

Dinle iç içe olan mitoloji, doğru ya da yanlış olarak tanımlandırılarak değil; ruhsal, psikolojik ve sembolik yönleriyle bütünleyici bir tavır sergiler. İnanılan dinin veya mitolojinin aynı olmadığı fakat ortak figürler ve olaylar barındırdıkları bilinmektedir. Bu da mitolojinin, ait olduğu kültürün ve toplumun inanılan inanç ve değerleri ifade etme şekli olarak yorumlanabilir.

Hemen her kültür kendi mitolojisini yaratmıştır. Bu hikayeler sözlü aktarı yoluyla; ozanlar, rahipler ve bilgeler tarafından yayılarak aktarılmıştır. Her toplumun kendine ait efsanelerinin var olmasıyla beraber aynı türden hikayelerin çoğu zaman dünyanın farklı yerlerindeki hikâyelerde de ortak olduğunu görürüz. Örneğin; Yaradılış Destanı’na Sümer, Fenike, Mısır ve hatta Çin yaradılış hikayelerinde de rastlayabiliriz. Bu etkileşim, aktarılan hikayelerin kültürel bir titreşimin sonucunda kültürden kültüre, toplumdan topluma aktarıldığının da bir göstergesidir.

Evren ve yaradılışa dair söylenceler, tanrılara dair söylenceler ve kahramanlara dair söylenceler olarak sınıflandırılan efsaneler, bu üç ana başlıkta toplanabilir. İlahi, ruhani ve dini temellere dayanan efsaneler, bölgesel olarak da sınıflandırılmışlardır. Asya, Avustralya ve Okyanusya, Orta Doğu, Avrupa mitolojileri bunlara örnek olarak verilebilir. Ölüm ve yeniden diriliş hikayeleri olarak ise Gılgamış Destanı, Mısır’ın Tanrı Osiris’i, Yunan efsaneleri Adonis ve Persephone, Hindu Krişna ve daha niceleri örnek verilebilir.

Şimdi beraber çeşitli mitolojilere kısaca göz atalım:

Yunan Mitolojisi

Bilime, sanata ve felsefeye çokça ilham kaynağı olmuş Yunan mitolojisi, mitoloji türleri içerisinde hiç şüphesiz en ilgi çekici ve en bilinenlerindendir. Tanrı kavramını komşu uygarlık Mezopotamya’dan alan Yunanlılar, kendinden sonraki Roma mitolojisini de oldukça etkilemişlerdir. Daha çok tanrı-insan figürlerinin ön plana çıkrığı Yunan mitolojisi güzellik, canlılık ve gösterişli betimlemelerle göze çarpmaktadır.

Roma Mitolojisi

Yunan mitolojisinden bire bir etkilenen Roma mitolojisini edebi ve inançsal bir bakış açısıyla değerlendirmek doğru olacaktır. Geçirdikleri kültürel ve inanışa dayalı değişimler, bu kültürün mitoloji yapısının iki türlü yaşanmasına neden olmuştur. Yunan ve Roma tanrılarının aynı özelliklere sahip fakat isimlerinin farklı olduğunu görebiliriz. Predeist (tanrı inancı olmayan) bir dönemden geçen Romalılar, zamanla kültürlerindeki değişimlerle ölümsüzlük ve ölümsüzler kavramlarıyla tanışmışlardır. Lar (ocakbaşı tanrısı) ve Penat (av tantısı) ila başlayan tanrı inanışları, kültürel etkileşimlerle daha da genişlemiş ve gelişmiştir.

Mısır Mitolojisi

MÖ. 4000 yılından bu yana en etkileyici ve en masalsı uygarlık hiç kuşkusuz Mısır Uygarlığıdır. Gerek yapısal gerek konumsal olarak büyük bir kültür hazinesine ve inanç sistemine sahip Mısırlılar, elbet diğer mitolojilerden farklı bir anlayışla karşımıza çıkarlar. Sembollerin ve altında yatan derin anlamların öne çıktığı Mısır mitolojisi, zengin ve olağanüstü tasvirlerle anlatılır. Büyüler ve büyücülere çokça inanan bu uygarlık, efsanelerini şekillendirirken de bu inanışlarını oldukça yansıtmışlardır. Güçlü felsefi temellere dayanan Mısır mitolojisi, tanrıları ve özellikleriyle de oldukça ilginç ve sıra dışı olmalarıyla da bilinirler.

İskandinav Mitolojisi

Nors-Cermen mitoloji olarak da bilinen İskandinav mitolojisi, İskandinav insanlarının Hristiyanlık öncesi dinlerini, inanışlarını ve kültürlerini konu eder. Soğuk, karanlık kuzey Nifleheim ile sıcak, aydınlık Muspell’in etkileşimleriyle başlayan İskandinav mitolojisi; Vikinglerin atalarının, denizciliği çok iyi kullanmasıyla geniş kitlelere yayılmış ve tanınmıştır.

Çin Mitolojisi

MÖ. 12. yy sonlarına doğru oluşmaya başladığı varsayılan Çin mitolojisi, en önemli hazinelerini Çin kültürünün yazılı döneminde ortaya çıkarmıştır. Çin mitolojisi; yaratılış hikâyeleri, folklorik yapılar, halk söylenceleri, tanrısal krallar ve efsanevi yaratıkları barındırır. Çin mitolojisini diğer mitolojilerden ayıran özelliği ise parçalanmış mit yapısıyla daha olumlu, yapıcı bir özelliğinin olmasıdır.

Türk Mitolojisi

Ayrıca Bakınız

Türk mitolojisi Tengricilik (Gök Tanrı inancı) öğelerinin yanında Türk kültürünün sosyal, kültürel ve dinsel temalarıyla işlenmiştir. İnanışların zaman zaman değişimiyle İslami yapıların da içinde bulunduğunu görürüz. Tengricilik ile temellenen Türk mitolojisi, halklarıyla temasa geçtikleri Zerdüştlük, Budizm ve Mani dinlerinden etkilenmiştir. Bu dinlerin etkisinin de görüldüğü Türk mitolojisi büyük bir zenginlik barındırır. Bu çeşitlilik ve farklılıkları barındıran mitoloji Türk mitolojisi olarak değil de Türk mitolojileri olarak adlandırılmaktadır.

Kızılderili Mitolojisi

 

Kızılderili mitolojisi, insan ve doğanın arasında var olan ruhsal dengesi ve iletişimi prensibine dayanır. Toprak, hayvanlar ve ruh üçlüsü üzerine şekillenen bu mitolojide asıl olan dünyanın toplu ruhudur. Kızılderili yerlileri, toprağın tüm yaradılışların ortak evi olduğuna inanırlar. Kızılderili mitolojisinde ruhlar ve ayinler büyük önem taşır. Kendilerine has dansları, oluşturdukları çemberler ve ruhani kişilikler bu mitolojinin önemli yapılarıdır.

Eskimo (İnuit) Mitolojisi

Alaska, Kanada ve Grönland’da yaşayan yerli halk olan İnuitlerin inanç, kültür ve ibadetlerinin genel olarak anlatıldığı ve tasvir edildiği mitoloji türüdür. Hakkında çok fazla bilgi var olmayan bu mitoloji türünün Animizm ve Şamanizm’den etkilendiği varsayılmaktadır. Adlivun adı verilen ölenlerin gittiği yer altı dünyasının olduğu, ölümden sonraki hayatın var olduğu bir inanış sistemleri vardır. Suyun, denizin ve okyanusun önemli olduğu bu mitoloji de en önemli mitolojik karakter ise deniz tanrıçası Sedna’dır.

Ayrıca bakınız:

Eskimo (Inuit) Mitolojisi: Tanrılar, Tanrıçalar ve Yaratıklar

İskandinav (Norse) Mitolojisi: Başlıca Tanrılar, Tanrıçalar ve Efsaneler

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Emin Değilim
0
Heyecanlı
0
Hüzünlü
0
Mutlu
0
Şaşırtıcı
0
Yorumları Gör (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

© 2011 Sanat Karavanı, Tüm Hakları Saklıdır.

Yukarı Kaydır