Güneydoğu Asya’nın Aralanmamış Perdesi: Kamboçya

Bugün sokakta insanlara “Kamboçya nerededir?” diye sorsak büyük ihtimalle Kamboçya’nın bir ülke olduğundan bi’ haber oldukları cevabını alırız. Aslında haksız da sayılmazlar. Çünkü Kamboçya saklı kalmış bir ülke. Adını pek duyuramamış. Belki de böyle bir amacı olmamıştır kim bilir? Gelenekselliğini önemli bir ölçüde korumasının sebebinin bu olduğunu düşünüyorum. Keza ülkenin doğallığına dokunulmamış, kirletilmemiş.

Fakat başkent Phnom Penh gelişen dünyanın gelişen mimarisine karşı koyamamış. Her ne kadar gökdelenler yükselse de geleneklerine dair hiçbir iz yok değil. Kraliyet Sarayı tüm sanat işçiliği ve geleneksel süslemeleri ile şehirde otantik bir duruş sergiliyor.

Baba-Kral Norodom Sihanouk’un Anıtı da bu yapılardan birisi. Halk, iki defa tahtta kalmış kralına sevgisini bu şekilde göstermeyi seçmiş. Diğer bir yapı ise Bağımsızlık Anıtı. 1953’te Fransa’dan bağımsızlığını kazanmaları adına yapılmış bir eser. Kamboçyalılar onu Vimean Ekareach olarak adlandırıyorlar. Tüm bu yapılar modernliğin içindeki başkaldırışın simgeleri gibi.

Bu saydıklarımız başkentin birkaç temel yapısı olarak anılıyorlar. Eğer Kamboçya’ya yolunuz düşerse çok daha fazlası ile karşılaşabilirsiniz.

Kamboçya’nın en ilginç yeri ise UNESCO Dünya Mirası listesine girmiş olan 200 hektarlık bir alanı kaplayan Angkor Wat Tapınağı.  Angkor şehri, Khmer İmparatorluğu’nun başkentiymiş. Tapınak, Kral II. Suryavarman tarafından, Hindu tanrısı adına inşa ettirilmiş. Fakat daha sonradan Budizm tapınağına dönüştürülmüş. Çünkü halkın önemli bir kısmı budizme inanıyor. Bugün dünyanın en büyük tapınaklarından birisi olma özelliğine sahip. Detaylarına baktığınızda korkunç bir şekilde dehşete düşüyorsunuz. Bu koskoca taşlar o dönemde nasıl bu kadar ince bir işçilikle yontulabilir diye düşünmeden edemiyor insan. Tam bu noktada mantığınız devre dışı kalırken hayranlıktan öteye gidemiyorsunuz. Ormanın içinde yayılmış bu devasa tapınak, devasa ağaçlara da ev sahipliği yapıyor.

Budizm’in yaşam hücrelerinden biri, tapınakların ülkesi Kamboçya’nın turistleri kendine çeken manevi bir havası var. Bu maneviyatı bir müze ile sergilemeyi de ihmal etmemişler. Tapınağın biraz yakınındaki Siem Reap şehrinde Angkor Ulusal Müzesi’ni kurmuşlar.

 Angkor Ulusal Müzesi

Biraz da ülkenin renkli ve neşeli noktalarına değinmek gerektiğine inanıyorum. Kamboçya oldukça ihtişamlı bayramlara ve festivallere de ev sahipliği yapıyor. Bu kadar geleneklerine bağlı bir ülkenin geleneksel bayramları olmasına tabii ki şaşmamalı. Meak Bochea, Pchum Ben, Bonn Om Touk, Vesaka Bochea önemli olanlardan birkaç tanesi. Özellikle Bonn Om Touk görselliğin ön planda olduğu bir festival. Budist ayı Kadeuk’un dolunay gecesi yani yılda bir kez önemli bir doğa olayını; Tonle Sap ve Mekong Nehri arasındaki ters akışı kutlamak için yapılıyor. Festival 3 gün sürüyor.

Şöyle bir toparlayacak olursak ortaya koyduklarımız sadece göze çarpan noktalardan aktarabildiklerimiz. Çok daha fazlası Kamboçya’da sizi bekliyor olabilir. Eğer yurt dışına çıkmaktaki görüşünüz Avrupa’dan ötede bir yerde ise Kamboçya büyülü duraklarınızdan birisi olabilir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Devamını oku:
Game Of Thrones Seyahat Rehberi : İspanya

Dünyanın en çok izlenen dizilerinin başında yer alan “Game of Thrones” bol sürprizli kurgusu, gerçekçi karakterleri, fantastik ve epik atmosferinin...

Kapat