Hüzünlü Bir Aşk Hikayesi: Lavinia

Şiir, insanın iç dünyasını kelimelerle buluşturan bir sanattır. Bir şiiri okuduğunuzda tıpkı bir tabloya bakar gibi şairin duygularının fırça darbelerini görürsünüz, adeta kelime kelime resmetmiştir şair kağıda hislerini… Bazı şiirlerin şairi bilinmezken bazılarının da faili bilinmez.

Mevhibe Meziyet Beyat
2 Mayıs 1925’te doğan Mevhibe Beyat, Güzel Sanatlar Akademisini okuduğu yıllarda döneminin en güzel kadınlarından biriydi. Sanatçılar, şairler, yazarlar, gazeteciler… Aşıklarının listesi uzundu. Gerisinde pek çok kırık kalp bırakmış olsa da en ölümsüzü, hepimizin en yüreğine dokunandı. Üniversite yıllarındaki platonik bir aşık, onun hiç bilmediği bu aşkı, yazdığı satırlarla ölümsüzleştirecekti. Hatta Mevhibe Beyat bu şiiri belki duyacak belki de her şey değişecekti, ancak kader bu ya şiir okunurken salondan çıkmıştı.

Çok güzel bir kadındı Mevhibe Beyat, alımlıydı, sıcak kanlıydı, zekiydi. Peşinden onlarcası koşardı. Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki arkadaşlarının Gilda’sı, Adalet Cimzoz’un Marilyn Monreo’su, Oktay Akbal’ın hikayesindeki Hisya’sıydı…

Bu kadar sevilmesinin ardından bir gün yakın arkadaşı Melda Kaptan: “Niçin bütün erkekler aşık oluyordu Mevhibe Beyat’a; sırf güzelliği, albenisi yüzünden mi?” diye sorulmuştu. Şöyle demişti yakın arkadaşı için Melda Kaptana;
“Korkunç bir sezgi gücü vardı Mevhibe’nin. Yüzünüze bakar bakmaz, sizi tanır, anlar, ruhunuzun en derin köşelerine kadar kavrardı. Küçücük bir bakıştan, mimikten, jestten tüm karakter haritanızı çıkarabilirdi. Özdemir Asaf bu yüzden ona “Öldürmekten daha beter anlıyorsun insanı” demişti. Çok keskin gözleri vardı.”

Mevhibe Beyat’ın bilmediği bir şey daha demişti ona Özdemir Asaf;

Adını gizleyeceğim

Sen de bilme, Lavinia…

İçinde yaşadığı aşkı Mevhibe Beyat’a hiç söyleyememişti Özdemir Asaf, şiirini birincilik aldıktan sonra kürsüde onlarca insana okumuştu, ancak Lavinia’ya hiç bahsedememişti…
Lavinia başkasını seviyordu, bu yüzden gitme diyemiyordu Özdemir Asaf ama ceketimi al derken de gideceğinden emindi.  Mevhibe Beyat hiç bilmedi bu yüce aşkı ve bu yüce aşk Lavinia’nın satırlarında, Özdemir Asaf’ın ise yüreğinde sıkışıp kaldı…

Lavinia

Sana gitme demeyeceğim.

Üşüyorsun ceketimi al.

Günün en güzel saatleri bunlar.

Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.

Gene de sen bilirsin.

Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,

İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim,

Ama gitme, Lavinia.

Adını gizleyeceğim

Sen de bilme, Lavinia.

1957/ Özdemir Asaf

 

Yazan: Öyküm Kütük

3 Yorumlar

  1. Avatar

    İrem

    07 Temmuz 2020 en 22:51

    Daha öncede hikayesini bildiğim bir hikaye ama şimdi daha açıkça ve kişileri tanıtıcı bir yazı olmuş. Teşekkürler

  2. Avatar

    Ahmet Öztaş

    08 Temmuz 2020 en 01:04

    Nam-ı diğer ölüm çiçeği Lavinia. Ellerine sağlık.

  3. Avatar

    Merve Oflaz

    10 Temmuz 2020 en 18:25

    Lavinia’nın hikayesini okuyunca , Özdemir Asaf’ın satırları çok daha anlamlı hale geldi.
    Emeğinize sağlık.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.