Sessizliğin İçerisinde Bir Şair / Edouard Boubat

“İnsanın gözleri Boubat’ın fotoğrafları gibi görseydi, gözler buna dayanabilir miydi?”  Marguerita Duras

Yirminci yüzyılın en etkili Fransız fotoğrafçılarından biri olan Edouard Boubat, yarattığı fotoğraflarla yaşadığı dünyanın dışına çıkarak evrensel bir dil oluşturdu. Onun fotoğrafları sessizliğin içerisinde yankılanan bir şiire dönüştü.

“Bir fotoğraf fikirlere bağlı olmamalı, fikirlerin ötesine geçmelidir.”

Yıllar 1940’ının Mayıs ayını gösterdiğinde Nazi Almanyası Fransa’yı işgal etti. İşgal sonrasında Naziler, zorunlu çalışma hizmeti kapsamında Fransız vatandaşlarını Almanya’ya götürdüler. Götürülenler arasında Boubat da vardı. İki yıl zorunlu hizmet kapsamında çalışan sanatçı, yaşadığı dünyanın acımasızlığına ve dehşetine tanıklık etti. Savaş bittikten sonra, dönemin politik yapısından uzak durarak kendisini evrensel bir dil olduğuna inandığı fotoğrafa adadı.

“Bana göre fotoğrafçılık bir arayış… Resim yapmayı seviyorum, müziği çok seviyorum ama fotoğraf kendimden çıkmamı sağlayan şey. On sekiz yaşında olsaydım resim çizerdim, dört yaşında olsaydım müzik öğrenirdim. Ama yetmiş beş yaşım olsaydım fotoğraf çekmeye devam ederdim.”

Edouard Boubat, hümanist bir perspektiften yola çıkarak dünyanın pek çok ülkesini arşınladı. Hasat mevsiminde çalışan işçileri, başlarındaki çiçeklerle sokaklar arşınlayan kadınları, savaştan kaçan mağdurları, çocukları ve bir toprağa ait olmayan ya da olamayan yersiz-yurtsuz insanları kadrajına sığdırdı.

“Bazen çiçek buketleri göstermeyi sevmeme rağmen amacım güzel fotoğraflar yapmak değil. Ama bir buket çiçek göstermek ne anlama geliyor? Bu buketin arkasında dünyanın tüm sefaletinin olduğunu bilmek gerek. Bu buket sayesinde, fotoğrafçı çoğu şeyin ötesinde bir şey önerebilir.”

Marguerita Duras, Boubat’ın kadrajına giren figürler için, (özellikle kadın figürler) daima kendi temsil ettikleri alanın dışına taşan bir alan içinde etkilerini gösterdiklerini vurgular. Duras, böylelikle evrensel oluşumun ardında bir boşluk bırakarak yitip giden figürlerin etkileyici yapısına değinmiş olur. Kuşkusuz Boubat’ın fotoğrafları, güçlü ışığın ve  yarattığı şiirsel dilin de etkisiyle kendi alanının dışına çıkar.

“Her fotoğrafın kendine özgü bir gizemi vardır”

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.