‘Tanrıların Gölü’ Mashu ve Japon Adalarının Bilinen İlk Sahipleri Ainular

Yaklaşık 2.000 yıl önce volkanik bir patlamadan doğan Japonya’nın gizemli Mashu Gölü, dünyanın en berrak göllerinden biri.

Mashu Gölü (Japonca “Mashuu-ko”), Abashiri’nin yaklaşık 50 km güneydoğusunda ve Kushiro’nun yaklaşık 70 km kuzeyinde bulunan bir krater gölü. Bu aynaya benzer çukur göl, Japonya’nın kuzeyindeki Hokkaido adasındaki ‘Akan-Mashu Ulusal Parkı’ içinde yer alıyor ve Japonya’nın yerli halkı Ainular tarafından da kabul ediliyor.

Hokkaido adası, Japonya’nın en büyük ikinci adası, tüm ülkenin yaklaşık beşte birini oluşturuyor. Eşsiz bir doğaya sahip olan Hokkaido, ormanları, gölleri, bitki örtüsü ve vahşi yaşamıyla doğa severleri büyüleyen bir ada. Bahar ve yaz aylarında uzun doğa yürüyüşleri ve bisiklet turları için uygun olan bu bölge, kışın Sibirya’nın etkisiyle beyaza bürüyor.

Mashu Gölü için ise, bir doğa harikası diyebiliriz. Göl, ‘Mashu Mavisi’ olarak tanımladıkları eşsiz koyu bir renge sahip. Su seviyesi, göle giriş çıkışlar olmamasına rağmen hiç değişmiyor ve su hep temiz kalıyor. Ziyaretçiler gölün sularında yüzemiyor veya balık tutamıyor, ancak Mashu Gölü’nün gizemli sularına girmek için de sabırsızlanıyorlar.

Mashu Gölü suya keskin bir şekilde dik inen 200m.’lik krater duvarlarıyla çevrili. Gölün kıyılarını ziyaret etmek, güvenlik sebepleriyle Japon Çevre Bakanlığı tarafından kesinlikle yasak. Gölün bu erişilemez hali, bozulmamış ve kirlenmemiş berrak suyunun da korunmasına yardımcı oluyor. Gölün güneydoğu tarafında 858 metre yüksekliğinde olan Mashu Dağı var. Batı sahilinin yamacında ise, doğal bir yol var ve yolda iki gözlemevi var.

Japonya’nın en derin göllerinden biri olan, 212 metre derinliğindeki Mashu Gölü, sisli bir göl olarak biliniyor. Özellikle Haziran ya da temmuz aylarında, yılın yaklaşık 100 günü sisle kaplanıyor. Göl büründüğü sis nedeniyle yaz aylarında ziyaretçiler tarafından seçilemiyor bile diyebiliriz. Yüzlerce yıldır yanına yaklaşılamadığı için de iyi korunmuş. Dünyanın en temiz suyuna sahip göllerinden biri.

Ainu dilinde, (Japonya’nın kuzeyinde yaşayan Ainu ailesinin konuştukları bir dil) Mashu Gölü’ne genellikle “tanrıların gölü” anlamına gelen ‘Kamuito’ deniyor ve zor zamanlarda yerlilerin buradan ilham aldıkları söyleniyor. Ainu halkı bu gölde bir kadının ruhunun yaşadığına inanıyor ve Ainu efsanesine göre, genellikle sis kaplı su yüzeyi de bu gizemli kadının yüzlerinden biri. Ainu halkı, göldeki sisle karşılaşan kişilerin de şanssız kişiler olduğuna inanıyor.

Yeri gelmişken, Ainu halkından da biraz bahsetmek istiyorum. Ainu’lar, Japon adalarının tarihte bilinen ilk sahipleri ve geçtiğimiz yıllarda, Japonya artık resmi olarak bu halkı tanıdığını açıkladı.

M.Ö 12’inci yüzyıla kadar dayanan Ainu kültürünü, Japon kaynakları; beyaz tenli, açık renk gözlü, oldukça tüylü ve ayıya tapan bir topluluk olarak tanımlıyor. 19’uncu yüzyılın başına kadar Japonya genelinde yaşayan halk, “baskı ve sindirme politikasından dolayı” ülkenin kuzeyine göç etmek zorunda kalmış.

Ainu’lar, şimdilerde ülkenin dört büyük adasından biri olan ve Japonya’nın en kuzeyinde yer alan Hokkaido’da yaşamlarını sürdürüyorlar. Verimli topraklara ve doğal kaynaklara sahipler ve onları olabildiğince iyi korumaya çalışıyorlar.

Bir kısmı Rusya’da yaşayan Ainuların 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Japonya’daki sayıları sadece 12 bin 300. Ülkede yaşayan bu azınlığa mensup insanların çoğu göç, baskı ve Japon dili eğitimi ile birlikte kendi benliklerini yitirmiş durumdalar.

Ayrıca, Ainu, bu halkın dilinde ‘insan’ anlamına geliyor. Ancak bu kelime Japonya’da uzun bir süre etnik bir hakaret olarak kullanıldığı için, hala bazı Ainular kendilerine Utari (yoldaş) demeyi tercih ediyorlar.

1991’de yapılan bir araştırmaya göre ise; Ainu dilini Japonya’da akıcı bir şekilde konuşabilen sadece 15 kişi kaydedilmiş. Japonya’daki nüfusun ekseriyeti kendi azaları tarafından da ırkçılık ve ayrımcılığa tabii olmamak için Japonlarla evlenmeye teşvik edilmişler.

Rusya’daki nüfusun bir kısmı da kendi dinleri olan animizmden uzaklaşıp Rus Ortodoks Kilisesi’ne dahil olmuş. Hokkaido’da yaşayan bu yerli halkı umarım bir gün biz de tanıma fırsatı buluruz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.