Şu an Okuyorsun
Türk Mitolojisinde Bir Orman İyesi: Şürele (Şüräle)

Türk Mitolojisinde Bir Orman İyesi: Şürele (Şüräle)

Şu an birçoğunuzun “şüräle mi?” dediğinizi duyar gibiyim. Hatta “a” harfinin üstündeki noktalar yüzünden Türkçe mi değil mi diye de düşündünüz bence. Evet, Türkçe bir kelime. Peki kim bu şüräle?

Şöyle yıllardır anlatılan Yunan Mitolojisini bir kenara bırakıp başka mitolojilere uzanalım diyorum. Merak etmeyin çok fazla uzağa gitmeyeceğiz. Hatta mitoloji oklarını biraz kendimize çevireceğiz; Tatar Mitolojisine… Tatarlar da Türk olduğu için dolayısıyla Türk mitolojisine… İşte şüräle de bu mitolojinin marjinal yaratıklarından birisidir. Değişik şivelerde; şürele, şurala, şüreli, çurala, çürele olarak da anılır. Ayrıca dünya çapında bir ünü var desek haksız sayılmayız. Türk mitolojisinin tanınan yüzü adeta. Hatta Tatarlar tarafından çeşitli ülkelerde sergilenen “Shurale” adında bir bale gösterisi bile var. Şimdi bakalım bu yaratığımız neye benziyor?

Şüräle, sizin de anlayacağınız gibi ormanda yaşayan, insanlara zarar veren kötü ruhlardan birisi. Dış görünüş olarak insanlara benzer. Tek gözlü, tek kollu, tek bacaklı bir erkek olarak tasvir edilir. Ağaç gibi uzun boylu, parmakları iki-üç arşın uzunlukta ve vücudu tüylerle kaplıdır. Yaşadığı sürece parmaklarını birkaç kere değiştirir. Hatta alnının ortasında bir de boynuzunun olduğu söylenir. Ayrıca koltuk altında bir delik bulunur, bu delikten bütün iç organları gözükür. Bu yüzden kolunu havaya kaldırmaz. Çünkü koltuk altı deliklerine ağaç budağı saplanırsa ölme ihtimali vardır.

Ormanda gezintiye çıktığınızda ise dikkat etmelisiniz. Çünkü şüräle, ormanda yardım isteme numarası yaparak insanları yolundan saptırır ve ormanın en karanlık köşelerine götürür. En önemli özelliği ise insanları uzun parmakları ile gıdıklaması ve insanlar ölene kadar bunu sürdürmesidir. Gülerken ölmeyi isterseniz, şüräle size yardımcı olabilir.

Ayrıca Bakınız

Şimdi birkaç maddede bu orman cininin özelliklerine bakalım:

  1. Kopuz sesini çok sever.
  2. Ormana yalnız gelmeyen veya yanında köpek olan birinin yolunu kesmez. Çünkü köpek ile kamçıdan çok korkar. Köpekten korkanlar, yalnız değilsiniz!
  3. Kendisi soru sormayı sevse de hiçbir zaman ona sorulan soruları yanıtlamaz.
  4. Şüräleden kaçmak neredeyse imkansız gibidir ama yine de kurtulma yolu vardır: giysileri ters, sağ ayakkabıyı sol, sol ayakkabıyı sağ ayağa giymek ya da gidilen yolu gizlemek için geriye doğru yürümek gerekir. Böyle yapınca şüräle ters tarafa koşar.
  5. Sudan çok korkar. Dolayısıyla şüräleden kurtulmak isteyen bir insanın akarsuya doğru koşması gerekir.
  6. Ata binmeyi çok sever. Geçip giden at sürülerinden en iyi atı seçer ve onun üzerine binip gün boyu koşturup oynar.
  7. Ve sahnenin tüm ışıkları bu maddeye lütfen: bedduası tutar. Siz siz olun şüräle bedduası almayın!

Bu yazıdan sonra ormanda yürürken daha temkinli olacağınıza inancım tam… Şaka bir yana mitolojik öyküler ve yaratıklar bana her zaman ilginç gelmiştir. Mitolojiyi daha birçoğu keşfedilmemiş bir sualtı hazinesi olarak görüyorum. Zamanla su yüzüne çıkmayı bekleyen… Yüzmeyi bilmiyorum fakat karaya çıkarılmış altın dolu sandıkların size taşınmasına yardım ediyorum. Ve kapanış: her zaman merakla kalın!

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Emin Değilim
0
Heyecanlı
0
Hüzünlü
0
Mutlu
0
Şaşırtıcı
0
Yorumları Gör (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

© 2011 Sanat Karavanı, Tüm Hakları Saklıdır.

Yukarı Kaydır