Yalnızlık Çoklukta Gizlidir/ Dave Heath

“İnsanoğlunun varoluş sıkıntısını gözler önüne sermek için yüzlere odakladım.”

Dünyayı öğrenmenin başka bir yolu da fotoğrafçılıktır diyen Dave Heath, büyüdüğü Yahudi yetimhanelerinin yarattığı etkiyle fotoğrafa yöneldi. Yaşadığı trajik olayların atmosferinde, reddedilme ve yalnızlaşma temaları üzerine odaklanan sanatçı; 1957 yılında Eugene Smith’le çalışarak fotoğraf tekniğini oldukça geliştirdi ve fotoğraflarını dramatik ikonlara dönüştürdü.

“Herhangi bir amaç duygusundan yoksun, zamanı yakalamaya mecbur bırakılan insanların yüzlerine sinen tek duygu boşluk. Benim çalışmalarımda aktarmaya çalıştığım şey bir anlamsızlık değil… Bir kabul… Acıyı kabul etme.”

Dave Heath’ın oluşturduğu fotoğraflarda; reddedilmenin, yabancılaşmanın, iletişimsizliğin hüküm sürdüğü bir dünyanın yansımalarını gözler önüne serilir. Çokluk-yalnızlık, Heath’un yirminci yüzyıl fotoğrafçılığında, bir imgenin çokça ötesindedir.  Kapalı gölgeler içeren kontrastlı baskıları tercih eden sanatçının eserleri, melankolik bir tavır ile özdeşleşir. Bireyler arasındaki iletişimsizlik bütün atmosferi içine alırken, yüzler ifadesiz;  gözler üzüntü, belirsizlik, yalnızlık ve korku ile doludur.

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.