Yoksul Sokakları Arşınlayan Bir Kadın Fotoğrafçı / Shirley Baker

“Ne de olsa, tarih, hayal edilmiş bir geçmiş değil, kendi deneyimlerimiz ışığında bakılan ve yorumlanan bir olgu topluluğudur.”

Shirley Baker, mizahi bir pathos yaratarak hızla yok olan, yıkık bir dünyayı kadrajına alan bir fotoğrafçı.   Sanatçının, 1950’ler ve sonrasını anlattığı çalışmaları, özellikle işçi sınıfının günlük hayatını yansıtması bakımından önemlidir.  Nitekim bu fotoğraflar; savaş sonrası birçok Kuzey şehrinin manzara ve topluluklarını, radikal bir şekilde yeniden şekillendirecek olan, uzun vadeli ‘gecekondu’ temizleme programlarının yıkımına tanıklık eder.

Baker kuşatma altındaki toplulukların yoksulluğunu ve direncini belgelerken, bu durumu asla bir taraf olarak yansıtmaz.  Dönemi içinde sokak fotoğrafçılığı yapan nadir kadınlardan biri olan Baker’in fotoğrafları, özenle seçilmiş ve çerçevelenmiş gibi görünse de; içerisindeki özneler hareket halinde ve bağımsızdırlar.  Bu çerçevelemelere eklenen etkin parçalar;  evler, duvarlar ve onları saran kontrasttır.

“Bu fotoğraflar hikâyenin sadece bir kısmını anlatıyorlar.”

Shirley’in Baker’in fotoğrafları, şehir içi yoksulluğun acımasız bir ifşasını oluşturur.  Kompozisyonlar yoğunlukla,  kadın ve çocuklar üzerinden şekillenir,  Bununla birlikte, bu görüntülerde mizahi, biçimci ve estetik anlatımın yanı sıra; anlatısal drama da yer almaktadır.  Baker’ın fotoğrafları aynı zamanda,  yıkılan 1,3 milyon evin ardında kalan insanların yaşamlarının bir kaydıdır…

“Bütün sokaklar yok oldu ve ben orada yaşayan insanların yaşamının bir kısmını yakalamayı umdum.”

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.