“Böcek”lerin Babası: Ferdinand Porsche

Ferdinand Porsche, kendisini bilmiyor olsanız da mutlaka Porsche markasını duymuşsunuzdur. Bugün dünyanın en büyük araba markalarından biri olan Porsche’nin kurusucusu ve isim babası olan Ferdinand, 1875 doğumlu Avusturya asıllı Alman otomotiv mühendisi ve tasarımcıdır. Ancak Porsche markasını kurmadan önce bazıları 2. Dünya Savaşı’nı etkileyecek olan birçok ünlü işlere imza atmıştır. Gelin 75 yıllık yaşamında otomotiv dünyasına neler katmış hep beraber bakalım…

Lohner-Porsche

1900‘deki Paris Fuarı‘nda, kendi buluşu olan ve elektrik motorlarıyla çalışan otomobili sergileyen Porsche, taşıt aracını Viyana saray arabaları yapımcısı, Lohner şirketinin çalışanı olarak yaptığı için bu yeni otomobil Lohner-Porsche olarak tanındı. Bunun hemen ardından düşüncesini daha da geliştirerek elektrik motorlarını, bir benzin motoru aracılığıyla besleyen Porsche’nin, bulunduğu bu yeni tahrik biçimiyle şanzıman dişlisine gerek kalmıyordu. Bu buluşuyla tarihteki ilk hibrit otomobili icat etmiş oldu. Porsche, geliştirdiği bu motor ile tüm dünyada tanınmaya başladı.

Prinz-Heinrich-Fahrt

Porsche, teknik müdür olarak Viyana Neustadt’taki Austro-Daimler şirketine geçti. Burada tanınmış bir uzun mesafe yarışı olan Prinz-Heinrich-Fahrt için yaptığı otomobille yarışı bizzat kazandı. Ayrıca uçak motorları ve Birinci Dünya Savaşı’nda topları taşıyan çekici araç tasarımcısı olarak kendisine bir isim yaptıktan sonra, savaşın ardından tasarladığı iki binek otomobiliyle Austro-Daimler’deki son başarılarına imza attı. 1923’te firmanın Stuttgart’taki merkezine teknik müdür ve tasarımcı olarak geçti. Avusturya’daki Steyr şirketinde kısa bir süre (1928-30) çalıştıktan sonra, 55 yaşında bağımsızlığı seçti.

1931’de spor ve yarış otomobilleri tasarımı yapmak için kendi adını verdiği şirketini kurdu. Şirketi uluslararası bir üne sahip olan Porsche, teknik yenilikler de geliştirdi ve ςeşitli firmalar iςin komple yeni otomobiller tasarladı. Esnekliği dolayısıyla yüklenme halinde dönebilen bir amortisör elemanı olan torsiyon ςubuğunu (süspansiyonunu) buldu.

KdF-Wagen (Volkswagen)

1936 yılında iyi kişisel ilişkilerinin ve ortak çıkarlarının bulunduğu Adolf Hitler‘in buyruğuyla geniş halk kitlelerinin satın alabilecekleri, yeni, ucuz ve sağlam bir otomobil tasarımına başladı. Hitler’in koşulları doğrultusunda saatte 100 kilometrelik hız, 4-5 kişilik yer, 100 kilometrede en fazla 8 litrelik benzin tüketimi, 1.000 RM’nin (Reichsmark) altında satış fiyatı. 1936’da 4 silindirli Boxer motorlu, 22 beygir güçlü ve 984 cc hacimli ilk 3 test otomobili hazırdı. Sonradan “Volkswagen” (halk otomobili) olarak adlandırılan hava soğutmalı otomobil, önce Alman İşςi Birliği çerçevesindeki Nasyonal Sosyalist Yardım Kuruluşu “Kraft durch Freude”den (Neşeden güç doğar) esinlenerek “KdF-Wagen” olarak piyasaya çıktı.

İsimler yabancı gelmiş olabilir ama 1938 yılında seri üretime geçen bu aracı aslında hepimiz biliyoruz. 2003 yılına kadar üretilen ve 20 milyon adetin üzerinde satışla dünyanın en çok satılan aracıdır. Mucidi Ferdinand Porsche kabul edilen ancak konstrüksiyon planlarını, tasarımını 1925‘ten itibaren geliştiren ve Porsche’ye 1932‘de bunları öneren Çekoslavakya‘lı Bela Barenyi‘ye aitti. Bu araç dünyanın “Beetle”(Böcek) diye tanıdığı bizim ise “Vosvos” nam-ı diğer “kaplumbağa”nın  ta kendisidir. Alman Devleti‘nin en büyük ulusal onur madalyasını aldıktan sonra “profesör” ünvanını kullanabilen zırhlı araç tasarımcısı olarak ön plana geçen Porsche, Volkswagen’i, askeri amaçla arazide rahat ilerleyebilen ve yüzebilen bir araç haline getirdi.

Tiger I – Tiger II

1.Dünya Savaşı sırasında 1941 yılında Hitler, Porsche ve Henschel firmalarına yeni bir ağır tank yapmalarını emretti. Bunun üzerine Porsche, kağıt üzerinde üstün sürüş sistemine sahip olmasına rağmen savaş alanında pek de etkili olmayan bir prototip tasarladı. Sürekli arıza yapan ve tasarımla ilgili ciddi sorunları olan bu model, rağbet görmeyince Henschel ihaleyi kazanarak Panzer tankları üretmeye başladı. Yine de 100 civarında Porsche Tiger şasisi üretildi ve bunlar daha sonra Ferdinand adı verilen tank tahrip edici araçlara (Panzerjäger) dönüştürüldü. Üzerinde Krupps kulesi ile 88 mm’lik anti-tank silahı bulunan ve uzun menzilli atış yapma imkanı sağlayan bu araçlar, düşman tanklarını çok uzak mesafelerden etkisiz hale getirebiliyordu.

Porsche 356

Almanya’nın teslim oluşundan sonra tutuklanan Porsche bir Fransız cezaevinde kaldı. 1947’de kefaletle serbest bırakıldı. Bundan böyle, oğlu Ferry’nin yönetimi altında onarım işleri ve yedek parça üretimiyle ayakta kalmaya ςalışan Karnten’deki fabrikasına kendini adadı. 1948’de kendi adı altında tanınan, 40 beygir gücündeki bir VW motoruyla donatılmış olan ilk spor arabasını piyasaya çıkarttı. Günümüzde spor araba tutkunlarının yakından tanıdığı Porsche 911 modelinin atası kabul edilen Porsche 356 modeli, 18 sene süren piyasa ömründen sonra yerini 911 modelinin başlangıcı olacak olan “Project 901″e bırakmıştır.

Porsche, 30 Ocak 1951 yılında hayata gözlerini yumarken otomotiv dünyasını değiştirdiği bir hayatı ardında bırakmıştır. Günümüzde halen spor araba denilince ilk akla gelen markalardan biri olan Porsche markası onun(Ferdinand Porsche) otomotive katkısının en büyük kanıtıdır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.